flirts

[US]/flɜːts/
[UK]/flɜrts/
Frequency: Very High

Translation

v. birine, genellikle romantik bir bağlamda, oyunbaz veya alaycı bir şekilde davranmak

Phrases & Collocations

flirts back

özellikle karşılık verir

flirts with

flörtözellikle

flirts around

etrafı flörtözellikle

flirts openly

açıkça flörtözellikle

flirts playfully

oyuncaklarla flörtözellikle

flirts subtly

ince flörtözellikle

flirts coyly

çekinerek flörtözellikle

flirts lightly

hafifçe flörtözellikle

flirts teasingly

alaycı bir şekilde flörtözellikle

flirts charmingly

çekici bir şekilde flörtözellikle

Example Sentences

she flirts with everyone at the party.

O parti de herkese flörtöz davranıyor.

he often flirts with his coworkers.

O sık sık iş arkadaşlarıyla flörtöz davranır.

she flirts playfully to get his attention.

O dikkatini çekmek için oyunsuzca flörtöz davranır.

flirting can sometimes lead to misunderstandings.

Flörtözlük bazen yanlış anlaşılmalara yol açabilir.

he flirts with danger every time he rides his motorcycle.

O her motosikletini kullandığında tehlikeyle flörtöz davranır.

she flirts through text messages when she likes someone.

O hoşlandığı kişilerle mesaj yoluyla flörtöz davranır.

they flirted over coffee at the café.

Kahve eşliğinde kafede flörtleşti.

he knows how to flirt without being too obvious.

Nasıl flört edeceğini çok açık olmadan bilir.

she flirts with her eyes, making him blush.

Gözleriyle flörtöz davranır, onu utandırır.

flirting can be a fun way to connect with others.

Flörtözlük başkalarıyla bağlantı kurmanın eğlenceli bir yolu olabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now