focalized attention
odaklanmış dikkat
focalized light
odaklanmış ışık
focalized strategy
odaklanmış strateji
focalized approach
odaklanmış yaklaşım
focalized analysis
odaklanmış analiz
focalized research
odaklanmış araştırma
focalized support
odaklanmış destek
focalized message
odaklanmış mesaj
focalized effort
odaklanmış çaba
focalized interest
odaklanmış ilgi
the research was focalized on climate change impacts.
araştırma iklim değişikliği etkileri üzerine yoğunlaştırıldı.
her attention was focalized on the main issue at hand.
onun dikkati asıl meseleye odaklanmıştı.
the discussion was focalized around community health initiatives.
tartışma topluluk sağlığı girişimleri etrafında yoğunlaştı.
we need to ensure our efforts are focalized on the target audience.
çabalarımızın hedef kitleye odaklanmasını sağlamalıyız.
the project was focalized to improve user experience.
proje kullanıcı deneyimini iyileştirmeye odaklanmıştı.
her studies were focalized on renewable energy solutions.
onun çalışmaları yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanmıştı.
the marketing strategy was focalized on social media platforms.
pazarlama stratejisi sosyal medya platformlarına odaklanmıştı.
his training was focalized to enhance leadership skills.
onun eğitimi liderlik becerilerini geliştirmeye odaklanmıştı.
our discussions should be focalized on the upcoming project deadlines.
tartışmalarımız yaklaşan proje son tarihlerine odaklanmalıdır.
the seminar was focalized on advancements in technology.
seminer teknoloji alanındaki gelişmelere odaklanmıştı.
focalized attention
odaklanmış dikkat
focalized light
odaklanmış ışık
focalized strategy
odaklanmış strateji
focalized approach
odaklanmış yaklaşım
focalized analysis
odaklanmış analiz
focalized research
odaklanmış araştırma
focalized support
odaklanmış destek
focalized message
odaklanmış mesaj
focalized effort
odaklanmış çaba
focalized interest
odaklanmış ilgi
the research was focalized on climate change impacts.
araştırma iklim değişikliği etkileri üzerine yoğunlaştırıldı.
her attention was focalized on the main issue at hand.
onun dikkati asıl meseleye odaklanmıştı.
the discussion was focalized around community health initiatives.
tartışma topluluk sağlığı girişimleri etrafında yoğunlaştı.
we need to ensure our efforts are focalized on the target audience.
çabalarımızın hedef kitleye odaklanmasını sağlamalıyız.
the project was focalized to improve user experience.
proje kullanıcı deneyimini iyileştirmeye odaklanmıştı.
her studies were focalized on renewable energy solutions.
onun çalışmaları yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanmıştı.
the marketing strategy was focalized on social media platforms.
pazarlama stratejisi sosyal medya platformlarına odaklanmıştı.
his training was focalized to enhance leadership skills.
onun eğitimi liderlik becerilerini geliştirmeye odaklanmıştı.
our discussions should be focalized on the upcoming project deadlines.
tartışmalarımız yaklaşan proje son tarihlerine odaklanmalıdır.
the seminar was focalized on advancements in technology.
seminer teknoloji alanındaki gelişmelere odaklanmıştı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir