focusings on
odaklanma üzerine
focusings in
odaklanma içinde
focusings with
odaklanma ile
focusings toward
odaklanma doğruya
focusings for
odaklanma için
focusings upon
odaklanma üzerine
focusings around
odaklanma etrafında
focusings during
odaklanma sırasında
focusings within
odaklanma içinde
focusings across
odaklanma çaprazında
her focusings on the details led to a successful project.
ayrıntılara olan yoğunlaşması başarılı bir projeye yol açtı.
the focusings of the team were aligned with the company's goals.
ekibin yoğunlaşmaları şirketin hedefleriyle uyumluydu.
his focusings on personal growth have transformed his career.
kişisel gelişime olan yoğunlaşması onun kariyerini dönüştürdü.
we need to adjust our focusings to meet the new challenges.
yeni zorluklarla başa çıkmak için yoğunlaşmalarımızı ayarlamamız gerekiyor.
the focusings in her research were groundbreaking.
onun araştırmalarındaki yoğunlaşmalar çığır açıcıydı.
our focusings on customer feedback improved service quality.
müşteri geri bildirimlerine olan yoğunlaşmamız hizmet kalitesini artırdı.
his focusings on sustainability are commendable.
sürdürülebilirliğe olan yoğunlaşması takdire şayandı.
the focusings of the meeting were clearly outlined in the agenda.
toplantının yoğunlaşmaları gündemde açıkça belirtildi.
changing our focusings can lead to better outcomes.
yoğunlaşmalarımızı değiştirmek daha iyi sonuçlara yol açabilir.
her focusings on teamwork fostered a collaborative environment.
takım çalışmasına olan yoğunlaşması işbirliğine açık bir ortam yarattı.
focusings on
odaklanma üzerine
focusings in
odaklanma içinde
focusings with
odaklanma ile
focusings toward
odaklanma doğruya
focusings for
odaklanma için
focusings upon
odaklanma üzerine
focusings around
odaklanma etrafında
focusings during
odaklanma sırasında
focusings within
odaklanma içinde
focusings across
odaklanma çaprazında
her focusings on the details led to a successful project.
ayrıntılara olan yoğunlaşması başarılı bir projeye yol açtı.
the focusings of the team were aligned with the company's goals.
ekibin yoğunlaşmaları şirketin hedefleriyle uyumluydu.
his focusings on personal growth have transformed his career.
kişisel gelişime olan yoğunlaşması onun kariyerini dönüştürdü.
we need to adjust our focusings to meet the new challenges.
yeni zorluklarla başa çıkmak için yoğunlaşmalarımızı ayarlamamız gerekiyor.
the focusings in her research were groundbreaking.
onun araştırmalarındaki yoğunlaşmalar çığır açıcıydı.
our focusings on customer feedback improved service quality.
müşteri geri bildirimlerine olan yoğunlaşmamız hizmet kalitesini artırdı.
his focusings on sustainability are commendable.
sürdürülebilirliğe olan yoğunlaşması takdire şayandı.
the focusings of the meeting were clearly outlined in the agenda.
toplantının yoğunlaşmaları gündemde açıkça belirtildi.
changing our focusings can lead to better outcomes.
yoğunlaşmalarımızı değiştirmek daha iyi sonuçlara yol açabilir.
her focusings on teamwork fostered a collaborative environment.
takım çalışmasına olan yoğunlaşması işbirliğine açık bir ortam yarattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir