fooling around
alaycı olmak
fooling yourself
kendini kandırmak
fooling me
beni kandırmak
fooling others
başkalarını kandırmak
fooling the system
sistemi kandırmak
fooling the public
kamuyu kandırmak
fooling fate
kaderiyle dalga geçmek
fooling with fire
ateşle oynamak
he was fooling around instead of studying for his exams.
Sınavlarına çalışmak yerine etrafa hava atıyordu.
stop fooling yourself; you know the truth.
Kendini kandırmayı bırak; gerçeği biliyorsun.
she caught him fooling with her best friend.
Onu en iyi arkadaşıyla aldatırken yakaladı.
don't go fooling others with your lies.
Yalanlarınla başkalarını kandırmaya çalışma.
he was just fooling when he said he could run a marathon.
Maraton koşabileceğini söylediğinde sadece şaka yapıyordu.
they were fooling around at the party all night.
Tüm gece partide etrafa hava attılar.
fooling around is not the way to solve serious problems.
Etrafı boş boş dolaşmak ciddi sorunları çözmenin bir yolu değildir.
she realized he was fooling her with sweet talk.
Tatlı sözlerle onu kandırdığını fark etti.
he enjoys fooling with gadgets and electronics.
Gadget'larla ve elektronik eşyalarla oynamaktan keyif alıyor.
fooling around with your health can have serious consequences.
Sağlığınızla boş uğraşmak ciddi sonuçlara yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir