fools

[US]/[fuːlz]/
[UK]/[fuːlz]/
Frequency: Very High

Translation

n. Apten sayılan kişiler; aptal insanlar; aldatılan bir kişi; bir aptal.
v. Bir aptal gibi davranmak; akılsızca davranmak; kandırmak veya aldatmak.
adj. Aptal; akılsız.

Phrases & Collocations

fool's errand

aptalların işi

fool around

aptallık yapmak

foolishness

aptallık

fool me once

bana bir kez yalan söyle

fools gold

aptalların altını

fools rush

aptallar koşar

fool's paradise

aptalların cenneti

full of fools

aptallarla dolu

playing fools

aptallık oynuyor

fool's hope

aptalların umudu

Example Sentences

don't be fools; check your work before submitting it.

İlkbaharın başı

only fools rush in without a plan.

Sadece aptallar plan yapmadan koşar gider.

we shouldn't underestimate the fools who think they know everything.

Bütün şeyleri biliyorlara inanmayan aptalları küçümsememeliyiz.

it would be foolish to invest all your money in one stock.

Tüm paranızı bir hisse senediye yatırmak aptalca olurdu.

the company fired the fools responsible for the data breach.

Veri sızıntısından sorumlu aptalları işten çıkaran şirket.

he made a fool of himself trying to impress her.

O, onu etkilemeye çalışırken kendini aptal gösterdi.

it's foolish to argue with someone who won't listen.

Dinlemeyen biriyle tartışmak aptalca olur.

the politician was accused of making fools of the voters.

O politikacı, seçmenleri aptal göstermekten suçlandı.

don't be fools and fall for that obvious scam.

Aptal olmayın ve o açık dolandırıcıya düşmeyin.

it's foolish to assume you'll always get away with it.

Her zaman unutulacağını düşünmek aptalca olur.

they felt like fools after realizing their mistake.

Hatalarını fark ettikten sonra aptal gibi hissettiklerini.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now