footbridge

[ABD]/'fʊtbrɪdʒ/
[İngiltere]/'fʊtbrɪdʒ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. yaya trafiği için iki yeri bağlayan yaya köprüsü.
Word Forms

Örnek Cümleler

The footbridge swayed when I ran across.

Koşarken köprü sallandı.

The footbridge provides a safe passage over the busy road.

Köprü, yoğun caddenin üzerinde güvenli bir geçiş sağlıyor.

I like to take a leisurely stroll across the footbridge in the park.

Parkta yürüyüşe çıkıp köprüden keyifli bir yürüyüş yapmaktan hoşlanıyorum.

The footbridge offers a scenic view of the river below.

Köprü, aşağıdaki nehranın güzel manzarasını sunuyor.

The footbridge is a convenient way to cross the railway tracks.

Köprü, demiryolu hatlarını geçmek için kullanışlı bir yol.

The footbridge was decorated with colorful flowers for the festival.

Köprü, festivale uygun olarak rengarenk çiçeklerle süslenmişti.

The footbridge connects the two sides of the campus together.

Köprü, kampüsün iki tarafını birbirine bağlıyor.

I saw a couple holding hands while walking across the footbridge.

Köprüden yürürken el ele tutuşan bir çift gördüm.

The footbridge was closed for maintenance after a heavy storm.

Şiddetli bir fırtınadan sonra köprü bakıma alınmak üzere kapatıldı.

The footbridge is wheelchair accessible for people with disabilities.

Köprü, engelli bireyler için tekerlekli sandalye ile erişilebilir.

The footbridge is a popular spot for photographers to capture city views.

Köprü, fotoğrafçıların şehir manzarasını çekmek için popüler bir yer.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir