forbiddingly cold
yasaklayıcı derecede soğuk
forbiddingly dark
yasaklayıcı derecede karanlık
forbiddingly quiet
yasaklayıcı derecede sessiz
The castle loomed forbiddingly in the distance.
Kale, uzakta yasaklayıcı bir şekilde yükseliyordu.
The professor's forbiddingly strict demeanor intimidated the students.
Profesörün yasaklayıcı derecede katı tavırları öğrencileri korkuttu.
The forest looked forbiddingly dark and mysterious at night.
Orman, gece karanlık ve gizemli görünüyordu.
The old mansion appeared forbiddingly eerie under the moonlight.
Eski malikane, ay ışığında ürkütücü görünüyordu.
The mountain range stood forbiddingly tall against the horizon.
Dağ silsilesi, ufka karşı yasaklayıcı derecede yüksek görünüyordu.
The gate to the forbidden garden was forbiddingly locked.
Yasak bahçeye açılan kapı yasaklayıcı bir şekilde kilitliydi.
She gave him a forbiddingly cold stare.
Ona yasaklayıcı derecede soğuk bir bakış attı.
The ancient ruins looked forbiddingly desolate.
Antik kalıntılar, yasaklayıcı derecede ıssız görünüyordu.
The dark alley seemed forbiddingly dangerous.
Karanlık geçit, yasaklayıcı derecede tehlikeli görünüyordu.
The storm clouds gathered forbiddingly on the horizon.
Fırtına bulutları ufukta yasaklayıcı bir şekilde toplandı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir