forefinger

[ABD]/'fɔːfɪŋgə/
[İngiltere]/'fɔrfɪŋɡɚ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. baş parmak ile orta parmak arasında bulunan parmak
Word Forms

Örnek Cümleler

He pinched the leaf between his thumb and forefinger.

O, yaprağı başparmağı ve işaret parmağı arasına sıktı.

Lisa ran her forefinger along the seam of her duffel bag, its microfield sealing up behind as if she had touched it with a magic wand.

Lisa, parmağını çantasının dikişine doğru sürdü, mikrofiberi sanki sihirli bir değnekle dokunmuş gibi arkasından kapatıldı.

She pointed with her forefinger.

O işaret parmağıyla işaret etti.

He tapped his forefinger on the table impatiently.

O, sabırsızca masaya işaret parmağını vurdu.

The forefinger is commonly used for touchscreen gestures.

İşaret parmağı, dokunmatik ekran hareketleri için yaygın olarak kullanılır.

She traced the outline of the map with her forefinger.

O, haritanın ana hatlarını işaret parmağıyla çizdi.

He raised his forefinger to signal silence.

O, sessizliği işaret etmek için işaret parmağını kaldırdı.

The forefinger is essential for gripping small objects.

Küçük nesneleri tutmak için işaret parmağı önemlidir.

She sucked on her forefinger thoughtfully.

O, düşünceli bir şekilde işaret parmağını emdi.

He wore a ring on his forefinger.

O, işaret parmağında bir yüzük takıyordu.

The forefinger is often used for precise pointing.

İşaret parmağı genellikle hassas işaret etmek için kullanılır.

She absentmindedly twirled her hair around her forefinger.

O, farkında olmadan saçlarını işaret parmağı etrafında sardı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir