foreshadowers

[ABD]/fɔːˈʃædəʊəz/
[İngiltere]/fɔrˈʃædoʊərz/

Çeviri

n. önceden haber veren biri
v. önceden belirtmek veya önermek

İfadeler ve Kalıplar

hidden foreshadowers

gizli öncüler

subtle foreshadowers

ince öncüler

early foreshadowers

erken öncüler

clear foreshadowers

bariz öncüler

dramatic foreshadowers

dramatik öncüler

symbolic foreshadowers

sembolik öncüler

unexpected foreshadowers

beklenmedik öncüler

literary foreshadowers

edebi öncüler

major foreshadowers

önemli öncüler

visual foreshadowers

görsel öncüler

Örnek Cümleler

foreshadowers often hint at future events in a story.

Kehanetler, bir hikayede gelecekteki olaylara sıklıkla gönderme yapar.

writers use foreshadowers to build suspense.

Yazarlar, merak uyandırmak için kehanetleri kullanır.

in movies, foreshadowers can create a sense of inevitability.

Filmlerde, kehanetler kaçınılmazlık hissi yaratabilir.

good foreshadowers enhance the narrative depth.

İyi kehanetler, anlatının derinliğini artırır.

foreshadowers can be subtle or overt in their hints.

Kehanetler, göndermelerinde ince veya açık olabilir.

readers often enjoy discovering foreshadowers after finishing a book.

Okuyucular genellikle bir kitabı bitirdikten sonra kehanetleri keşfetmenin keyfini çıkarırlar.

foreshadowers can take the form of dialogue or imagery.

Kehanetler, diyalog veya görsel imgelerin biçimini alabilir.

some foreshadowers are placed early in the plot.

Bazı kehanetler, olay örgüsünün başında yer alır.

effective foreshadowers make the story more engaging.

Etkili kehanetler hikayeyi daha ilgi çekici hale getirir.

authors carefully craft foreshadowers to surprise readers.

Yazarlar, okuyucuları şaşırtmak için kehanetleri dikkatlice şekillendirir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir