foreshadows danger
tehlikenin habercisi
foreshadows trouble
sorunun habercisi
foreshadows change
değişimin habercisi
foreshadows conflict
çatışmanın habercisi
foreshadows disaster
felaketin habercisi
foreshadows failure
başarısızlığın habercisi
foreshadows success
başarının habercisi
foreshadows events
olayların habercisi
foreshadows outcomes
sonuçların habercisi
foreshadows future
geleceğin habercisi
the dark clouds foreshadow a storm.
karanlık bulutlar bir fırtınayı haber verir.
his strange behavior foreshadows trouble ahead.
onun garip davranışları ileride sorunları haber verir.
the director's choices foreshadow the film's ending.
yönetmenin seçimleri filmin sonunu haber verir.
her words foreshadowed the upcoming changes in policy.
onların sözleri yaklaşan politika değişikliklerini haber verdi.
the author skillfully foreshadows the main conflict.
yazar ana çatışmayı ustalıkla haber verir.
his dreams often foreshadow his real-life experiences.
onun rüyaları genellikle gerçek hayattaki deneyimlerini haber verir.
the music foreshadows the film's emotional climax.
müzik filmin duygusal doruk noktasını haber verir.
warnings from experts foreshadow potential risks.
uzmanlardan gelen uyarılar potansiyel riskleri haber verir.
the opening scene foreshadows the main theme of the story.
açılış sahnesi hikayenin ana temasını haber verir.
her smile foreshadows a joyful reunion.
onun gülüşü neşeli bir yeniden birleşmeyi haber verir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir