fornicating

[US]/ˈfɔːnɪkeɪtɪŋ/
[UK]/ˈfɔrnɪkeɪtɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. cinsel ilişkiye girmek

Phrases & Collocations

fornicating couple

birbirine düşkün çift

fornicating animals

birbirine düşkün hayvanlar

fornicating partners

birbirine düşkün ortaklar

fornicating teens

birbirine düşkün gençler

fornicating adults

birbirine düşkün yetişkinler

fornicating lovers

birbirine düşkün aşıklar

fornicating strangers

birbirine düşkün yabancılar

fornicating friends

birbirine düşkün arkadaşlar

fornicating individuals

birbirine düşkün kişiler

fornicating couples

birbirine düşkün çiftler

Example Sentences

they were caught fornicating in the park.

Parkta ilişki yaşadıkları yakalandılar.

fornicating outside of marriage is frowned upon in many cultures.

Evlilik dışında ilişkiye girmek birçok kültürde hoş karşılanmamaktadır.

the novel explores themes of love and fornicating.

Roman, aşk ve ilişki temalarını işler.

they were fornicating in a secluded area.

Gizli bir alanda ilişki yaşıyorlardı.

fornicating can lead to unexpected consequences.

İlişki yaşamak beklenmedik sonuçlara yol açabilir.

people often judge others for fornicating openly.

İnsanlar genellikle açıkça ilişki yaşayanları yargılamaya meyillidir.

fornicating was a taboo subject in their community.

İlişki yaşamak, toplumlarında bir tabu konusuydu.

they discussed the risks of fornicating without protection.

Korunmasız ilişki yaşamanın risklerini konuştular.

fornicating can complicate relationships.

İlişki yaşamak ilişkileri karmaşık hale getirebilir.

he regretted fornicating with someone he barely knew.

Bilmeyen biriyle ilişki yaşamasına pişman oldu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now