frazzles

[US]/ˈfræz.əlz/
[UK]/ˈfræz.əlz/
Frequency: Very High

Translation

v. (neden olmak) yıpranmak veya tükenmek

Phrases & Collocations

frazzles my nerves

sinirlerimi gerer

frazzles my brain

beynim gerer

frazzles my focus

odaklanmamı zorlaştırır

frazzles my energy

enerjimi tüketir

frazzles my day

günüme gölge düşürür

frazzles my patience

sabrimi tüketir

frazzles my thoughts

düşüncelerimi karıştırır

frazzles my mood

ruimi karıştırır

frazzles my plans

planlarımı altüst eder

frazzles my routine

rutinimizi bozar

Example Sentences

her hectic schedule really frazzles her.

yoğun programı onu gerçekten geriyor.

too much caffeine frazzles my nerves.

fazla kafein sinirlerimi geriyor.

the constant noise frazzles my concentration.

sürekli gürültü konsantrasyonumu bozuyor.

his comments always frazzle her confidence.

yorumları her zaman özgüvenini sarsıyor.

managing multiple projects frazzles the team.

birden fazla projeyi yönetmek ekibi geriyor.

the long commute frazzles my patience.

uzun yolculuk sabrimi tüketiyor.

she feels frazzled after a long day at work.

uzun bir gün çalıştıktan sonra gergin hissediyor.

his chaotic lifestyle frazzles those around him.

kaotik yaşam tarzı çevresindeki insanları geriyor.

too many responsibilities can frazzle anyone.

çok fazla sorumluluk herkesi gerdirir.

the unexpected changes frazzled the entire team.

beklenmedik değişiklikler tüm ekibi gerdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now