fuels

[US]/fjʊəlz/
[UK]/fjulz/
Frequency: Very High

Translation

n. yakıldığında enerji üreten maddeler; havacılık yakıtı oktan derecelendirme yöntemi

Phrases & Collocations

fossil fuels

fosil yakıtlar

renewable fuels

yenilenebilir yakıtlar

biofuels

biyoyakıtlar

liquid fuels

sıvı yakıtlar

clean fuels

temiz yakıtlar

alternative fuels

alternatif yakıtlar

solid fuels

katı yakıtlar

nuclear fuels

nükleer yakıtlar

synthetic fuels

sentetik yakıtlar

cleaner fuels

daha temiz yakıtlar

Example Sentences

fossil fuels are a major source of energy.

fosil yakıtlar enerjinin önemli bir kaynağıdır.

the debate on renewable fuels is gaining momentum.

yenilenebilir yakıtlar hakkındaki tartışma ivme kazanıyor.

higher oil prices often lead to increased demand for alternative fuels.

yüksek petrol fiyatları genellikle alternatif yakıt talebini artırır.

efforts to reduce fossil fuels are crucial for climate change.

fosil yakıtları azaltma çabaları iklim değişikliği için çok önemlidir.

biofuels are considered a sustainable energy option.

biyoyakıtlar sürdürülebilir bir enerji seçeneği olarak kabul edilir.

many countries are investing in cleaner fuels for transportation.

birçok ülke ulaşım için daha temiz yakıtlara yatırım yapıyor.

natural gas is often seen as a bridge fuel.

doğal gaz genellikle köprü yakıtı olarak görülür.

government policies can greatly influence fuel prices.

devlet politikaları yakıt fiyatlarını büyük ölçüde etkileyebilir.

innovations in fuels are essential for reducing emissions.

emisyonları azaltmak için yakıtlardaki yenilikler çok önemlidir.

electric vehicles are powered by batteries, not traditional fuels.

elektrikli araçlar geleneksel yakıtlar yerine bataryalarla çalışır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now