Erika was moving at a funereal pace.
Erika, cenaze gibi bir hızla ilerliyordu.
The funereal atmosphere at the funeral was palpable.
Cenaze törenindeki cenaze havası elle hissedilebilirdi.
His funereal demeanor matched the somber occasion.
Cenaze gibi tavırları, kasvetli olaya uygundu.
The funereal procession slowly made its way to the cemetery.
Cenaze korteji yavaşça mezarlığa doğru ilerledi.
She wore a funereal black dress to the memorial service.
Anma törenine cenaze siyahı bir elbise giydi.
The room was filled with funereal music, adding to the solemnity of the event.
Odayı cenaze müziği dolduruyordu, bu da olayın kasvetini artırıyordu.
The funereal silence in the church was broken only by occasional sobs.
Kilisedeki cenaze sessizliği, ara sıra gelen hıçkırıklarla bozuluyordu.
The funereal procession wound its way through the streets of the city.
Cenaze korteji şehrin sokaklarında ilerledi.
The funereal rites were performed with great reverence and solemnity.
Cenaze törenleri büyük saygıyla ve kasvetle gerçekleştirildi.
The funereal pallbearers carried the casket to the gravesite.
Cenaze taşıyıcıları tabutu mezarlığa taşıdı.
Her funereal attire reflected her deep mourning for the deceased.
Cenaze kıyafetleri, merhum için derin üzüntüsünü yansıtıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir