gaper

[US]/ˈɡeɪpə/
[UK]/ˈɡeɪpər/
Frequency: Very High

Translation

n. 하품 yapan bir kişi; şaşırmış veya ağız açık kalan bir kişi; bir tür midye

Phrases & Collocations

gaper delay

gözlemci gecikmesi

gaper's block

gözlemcinin bloğu

gaper traffic

gözlemci trafiği

gaper effect

gözlemci etkisi

gaper zone

gözlemci alanı

gaper view

gözlemci görüşü

gaper moment

gözlemci anı

gaper crowd

gözlemci kalabalığı

gaper look

gözlemci bakışı

gaper incident

gözlemci olayı

Example Sentences

there was a gaper at the museum, staring at the paintings.

Müzeyde sergileri izleyen bir meraklı vardı.

the gaper watched the street performance with great interest.

Meraklı, sokak performansını büyük bir ilgiyle izledi.

as a gaper, he couldn't help but be drawn to the exciting show.

Bir meraklı olarak, heyecan verici gösteriden etkilenmemek onun için imkansızdı.

the gaper stood in awe of the magician's tricks.

Meraklı, sihirbazın numaralarına hayran hayran baktı.

she felt like a gaper, unable to look away from the car accident.

Kaza dan gözlerini kaçıramayan bir meraklı gibi hissediyordu.

the gaper's fascination with the fireworks was evident.

Meraklı'nın havai fişeklere olan ilgisi açıktı.

as a gaper, he often found himself in awkward situations.

Bir meraklı olarak, sık sık kendini garip durumlarda buluyordu.

there were many gapers at the accident scene, causing a traffic jam.

Kaza yerinde birçok meraklı vardı, bu da bir trafik sıkışmasına neden oldu.

the gaper's curiosity led him to explore the haunted house.

Meraklı'nın merakı onu hayalet evini keşfetmeye yöneltti.

being a gaper, she often missed important details in conversations.

Bir meraklı olarak, genellikle konuşmalarda önemli ayrıntıları kaçırıyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now