| Plural | garderobes |
garderobe closet
gardırop dolabı
garderobe space
gardırop alanı
garderobe area
gardırop alanı
garderobe design
gardırop tasarımı
garderobe storage
gardırop depolama
garderobe system
gardırop sistemi
garderobe unit
gardırop ünitesi
garderobe rack
gardırop rafı
garderobe hook
gardırop askısı
garderobe organizer
gardırop düzenleyici
he hung his coat in the garderobe.
O, paltosunu gardıroba astı.
the garderobe was filled with elegant dresses.
Gardırop zarif elbiselerle doluydu.
she decided to organize her garderobe this weekend.
Bu hafta sonu gardırobunu organize etmeye karar verdi.
he found a vintage hat in the old garderobe.
Eski gardırobunda antika bir şapka buldu.
the garderobe is a great place to store winter clothes.
Kışlık giysileri saklamak için gardırop harika bir yer.
she always keeps her garderobe tidy and organized.
Gardırobunu her zaman düzenli ve organize tutar.
he was proud of his extensive garderobe collection.
Geniş gardırop koleksiyonundan gurur duydu.
the garderobe featured a mix of modern and classic styles.
Gardırop, modern ve klasik tarzların bir karışımını sergiliyordu.
she donated some clothes from her garderobe to charity.
Gardırobundan bazı kıyafetleri hayır kurumuna bağışladı.
his garderobe reflected his unique fashion sense.
Gardırobu onun benzersiz moda anlayışını yansıtıyordu.
garderobe closet
gardırop dolabı
garderobe space
gardırop alanı
garderobe area
gardırop alanı
garderobe design
gardırop tasarımı
garderobe storage
gardırop depolama
garderobe system
gardırop sistemi
garderobe unit
gardırop ünitesi
garderobe rack
gardırop rafı
garderobe hook
gardırop askısı
garderobe organizer
gardırop düzenleyici
he hung his coat in the garderobe.
O, paltosunu gardıroba astı.
the garderobe was filled with elegant dresses.
Gardırop zarif elbiselerle doluydu.
she decided to organize her garderobe this weekend.
Bu hafta sonu gardırobunu organize etmeye karar verdi.
he found a vintage hat in the old garderobe.
Eski gardırobunda antika bir şapka buldu.
the garderobe is a great place to store winter clothes.
Kışlık giysileri saklamak için gardırop harika bir yer.
she always keeps her garderobe tidy and organized.
Gardırobunu her zaman düzenli ve organize tutar.
he was proud of his extensive garderobe collection.
Geniş gardırop koleksiyonundan gurur duydu.
the garderobe featured a mix of modern and classic styles.
Gardırop, modern ve klasik tarzların bir karışımını sergiliyordu.
she donated some clothes from her garderobe to charity.
Gardırobundan bazı kıyafetleri hayır kurumuna bağışladı.
his garderobe reflected his unique fashion sense.
Gardırobu onun benzersiz moda anlayışını yansıtıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir