genteelly spoken
nazikçe konuşulan
genteelly dressed
nazikçe giyinmiş
genteelly mannered
nazikçe davranışlı
genteelly refined
nazikçe rafine
genteelly approached
nazikçe yaklaşan
genteelly expressed
nazikçe ifade eden
genteelly offered
nazikçe teklif eden
genteelly suggested
nazikçe öneren
genteelly received
nazikçe karşılayan
genteelly acknowledged
nazikçe kabul eden
she spoke genteelly, impressing everyone at the dinner party.
Ona nazikçe konuşarak herkesi akşam yemeğinde etkiledi.
he genteelly offered his seat to the elderly woman.
O, yaşlı kadına nazikçe yerini teklif etti.
the genteelly dressed guests mingled at the gallery opening.
Şık giyimli misafirler galeri açılışında kaynaştılar.
she genteelly declined the invitation, preferring to stay home.
O, nazikçe daveti reddetti ve evde kalmayı tercih etti.
his genteelly manner made a lasting impression on the committee.
Onun nazik tavırları komite üzerinde kalıcı bir etki yarattı.
they conversed genteelly about art and culture over tea.
Çay karşısında sanat ve kültür hakkında nazikçe konuştular.
she always dresses genteelly for formal occasions.
O, her zaman resmi etkinlikler için şık giyinir.
he was known for his genteelly way of addressing people.
O, insanlara hitap etme şeklinin nazikliği ile tanınırdı.
they genteelly discussed their differences during the meeting.
Toplantı sırasında farklılıklarını nazikçe tartıştılar.
the genteelly decorated room created a warm atmosphere.
Şık bir şekilde dekore edilmiş oda sıcak bir atmosfer yarattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir