gibed at
placeholder
gibed him
placeholder
gibed back
placeholder
gibed loudly
placeholder
gibed openly
placeholder
gibed constantly
placeholder
gibed playfully
placeholder
gibed cruelly
placeholder
gibed together
placeholder
gibed frequently
placeholder
he gibed at her choice of outfit.
onun kıyafet seçimlerine alaycı bir şekilde yorum yaptı.
during the debate, he gibed at his opponent's arguments.
tartışma sırasında, rakibinin argümanlarına alaycı bir şekilde yorum yaptı.
the comedian gibed at the audience's reactions.
komedyen, seyircinin tepkilerine alaycı bir şekilde yorum yaptı.
she gibed about his lack of experience.
onun deneyimsizliğine alaycı bir şekilde yorum yaptı.
they gibed at the new policy during the meeting.
toplantı sırasında yeni kurala alaycı bir şekilde yorum yaptılar.
he couldn't help but gibed at her cooking skills.
onun yemek pişirme becerilerine alaycı bir şekilde yorum yapmadan edemedi.
his friends often gibed at his obsession with video games.
arkadaşları onun video oyunlarına olan takıntısına alaycı bir şekilde yorum yapardı.
she gibed at his attempt to impress her.
onun kendisini etkileme çabasına alaycı bir şekilde yorum yaptı.
the critics gibed at the film's predictable plot.
eleştirmenler filmin tahmin edilebilir olay örgüsüne alaycı bir şekilde yorum yaptılar.
he gibed at the team's poor performance last season.
o sezon takımın kötü performansına alaycı bir şekilde yorum yaptı.
gibed at
placeholder
gibed him
placeholder
gibed back
placeholder
gibed loudly
placeholder
gibed openly
placeholder
gibed constantly
placeholder
gibed playfully
placeholder
gibed cruelly
placeholder
gibed together
placeholder
gibed frequently
placeholder
he gibed at her choice of outfit.
onun kıyafet seçimlerine alaycı bir şekilde yorum yaptı.
during the debate, he gibed at his opponent's arguments.
tartışma sırasında, rakibinin argümanlarına alaycı bir şekilde yorum yaptı.
the comedian gibed at the audience's reactions.
komedyen, seyircinin tepkilerine alaycı bir şekilde yorum yaptı.
she gibed about his lack of experience.
onun deneyimsizliğine alaycı bir şekilde yorum yaptı.
they gibed at the new policy during the meeting.
toplantı sırasında yeni kurala alaycı bir şekilde yorum yaptılar.
he couldn't help but gibed at her cooking skills.
onun yemek pişirme becerilerine alaycı bir şekilde yorum yapmadan edemedi.
his friends often gibed at his obsession with video games.
arkadaşları onun video oyunlarına olan takıntısına alaycı bir şekilde yorum yapardı.
she gibed at his attempt to impress her.
onun kendisini etkileme çabasına alaycı bir şekilde yorum yaptı.
the critics gibed at the film's predictable plot.
eleştirmenler filmin tahmin edilebilir olay örgüsüne alaycı bir şekilde yorum yaptılar.
he gibed at the team's poor performance last season.
o sezon takımın kötü performansına alaycı bir şekilde yorum yaptı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir