girdled

[US]/ˈɡɜː.dld/
[UK]/ˈɡɜr.dld/
Frequency: Very High

Translation

adj. kemer olan; çevrelenmiş
v. kemerle çevreleme; çevrelemek veya kuşatmak fiilinin geçmiş zaman ve geçmiş participle hali

Phrases & Collocations

girdled earth

kuşatılmış toprak

girdled waist

kuşatılmış bel

girdled tree

kuşatılmış ağaç

girdled mountains

kuşatılmış dağlar

girdled landscape

kuşatılmış manzara

girdled city

kuşatılmış şehir

girdled path

kuşatılmış yol

girdled garden

kuşatılmış bahçe

girdled coast

kuşatılmış kıyı

girdled field

kuşatılmış tarlalar

Example Sentences

the ancient tree was girdled by a heavy vine.

Antik ağaç, ağır bir sarmaşıkla kuşatılmıştı.

he girdled his waist with a sturdy belt.

O, beli etrafına sağlam bir kemerle sardı.

the city was girdled by a protective wall.

Şehir, koruyucu bir surla çevrilmişti.

they girdled the garden with a decorative fence.

Bahçeyi dekoratif bir çitle çevrelediler.

the mountain was girdled by a winding path.

Dağ, dolambaçlı bir yolla çevrelenmişti.

she girdled her hair with a beautiful ribbon.

O, saçlarını güzel bir kurdeleyle sardı.

the warrior girdled himself with armor before battle.

Savaş öncesinde savaşçı kendini zırhla donattı.

the lake was girdled by lush greenery.

Gölet, yemyeşil bitki örtüsüyle çevrilmişti.

he girdled the tree to promote better fruit production.

Daha iyi meyve üretimi sağlamak için ağacı sardı.

the town was girdled by mountains, creating a stunning view.

Şehir, muhteşem bir manzara yaratarak dağlarla çevrilmişti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now