gladdening

[US]/ˈɡlædənɪŋ/
[UK]/ˈɡlæd(ə)nɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. mutluluk veya sevinç yaratma

Phrases & Collocations

gladdening news

neşelendiren haber

gladdening moment

neşelendiren an

gladdening experience

neşelendiren deneyim

gladdening sight

neşelendiren manzara

gladdening feeling

neşelendiren his

gladdening event

neşelendiren olay

gladdening reminder

neşelendiren hatırlatma

gladdening thought

neşelendiren düşünce

gladdening gesture

neşelendiren jest

gladdening surprise

neşelendiren sürpriz

Example Sentences

the news was gladdening for everyone involved.

Herkes için sevindirici bir haberdi.

her gladdening smile brightened the room.

Gülümsemesi odayı aydınlattı.

it was a gladdening experience to see old friends.

Eski arkadaşları görmek sevindirici bir deneyimdi.

the gladdening news spread quickly through the community.

Sevindirici haber toplulukta hızla yayıldı.

receiving the award was a gladdening moment for her.

Ödülü almak onun için sevindirici bir andı.

the gladdening sound of laughter filled the air.

Kahkahanın sevindirici sesi havayı doldurdu.

his gladdening words lifted her spirits.

Onun sevindirici sözleri ruhunu yükseltti.

it was a gladdening sight to see the children playing.

Çocukları oynarken görmek sevindirici bir manzara idi.

the gladdening reunion brought tears to their eyes.

Sevindirici kavuşma gözyaşlarına neden oldu.

her gladdening presence made the event more enjoyable.

Onun sevindirici varlığı etkinliği daha keyifli hale getirdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now