glamorizing beauty
güzelliği cazip göstermek
glamorizing lifestyle
yaşam tarzını cazip göstermek
glamorizing fashion
modayı cazip göstermek
glamorizing success
başarıyı cazip göstermek
glamorizing fame
ünlü olmayı cazip göstermek
glamorizing youth
gençliği cazip göstermek
glamorizing art
sanatı cazip göstermek
glamorizing power
iktidarı cazip göstermek
glamorizing wealth
zenginliği cazip göstermek
glamorizing culture
kültürü cazip göstermek
glamorizing violence in movies can have negative effects on society.
Filmlerde şiddeti cazip göstermek, toplum üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.
many advertisements are glamorizing unhealthy lifestyles.
Birçok reklam sağlıksız yaşam tarzlarını cazip göstermektedir.
glamorizing fame often leads to unrealistic expectations.
Ünlü olmanın cazip gösterilmesi genellikle gerçekçi olmayan beklentilere yol açar.
she criticized the media for glamorizing poverty.
Medyanın yoksulluğu cazip göstermesini eleştirdi.
glamorizing war in video games can desensitize players.
Video oyunlarında savaşı cazip göstermek oyuncuları duyarsızlaştırabilir.
they are glamorizing the idea of success without hard work.
Çaba olmadan başarı fikrini cazip gösteriyorlar.
glamorizing drug use in music can influence young listeners.
Müzikte uyuşturucu kullanımını cazip göstermek genç dinleyicileri etkileyebilir.
critics argue that glamorizing wealth can create social divides.
Eleştirmenler, zenginliği cazip göstermenin toplumsal ayrılıklara yol açabileceğini savunuyor.
glamorizing celebrity culture can distort public perception.
Ünlü olma kültürünü cazip göstermek kamuoyunun algısını bozabilir.
she believes that glamorizing failure can inspire resilience.
Başarısızlığı cazip göstermenin dayanıklılığı teşvik edebileceğine inanıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir