glyptodon

[US]/ˈɡlɪptəˌdɒn/
[UK]/ˈɡlɪptəˌdɑn/

Translation

n. soyu tükenmiş büyük, zırhlı memeliler cinsi

Phrases & Collocations

glyptodon fossil

glıptodon fosili

glyptodon species

glıptodon türleri

glyptodon discovery

glıptodon keşfi

glyptodon habitat

glıptodonın yaşam alanı

glyptodon skull

glıptodon kafatası

glyptodon remains

glıptodon kalıntıları

glyptodon size

glıptodon büyüklüğü

glyptodon research

glıptodon araştırması

glyptodon extinction

glıptodonun yok oluşu

glyptodon relatives

glıptodon akrabaları

Example Sentences

glyptodon was a large prehistoric mammal.

glıptodon, büyük bir antik memeliydi.

the glyptodon had a shell similar to that of a turtle.

glıptodonun kabuğu, bir kaplumbağaya benzeyen bir kabuğa sahipti.

scientists study glyptodon fossils to understand their habitat.

Bilim insanları, yaşam alanlarını anlamak için glıptodon fosillerini inceliyor.

glyptodon lived during the pleistocene epoch.

glıptodon, pleistosen döneminde yaşadı.

many glyptodon remains have been found in south america.

Güney Amerika'da birçok glıptodon kalıntısı bulundu.

glyptodon is often compared to modern armadillos.

glıptodon sıklıkla modern pangolinlerle karşılaştırılır.

its size made glyptodon a formidable herbivore.

Boyutu, glıptodonu güçlü bir otobur yaptı.

glyptodon had a unique adaptation for survival.

glıptodonun hayatta kalmak için eşsiz bir uyarlaması vardı.

researchers are fascinated by the glyptodon's lifestyle.

Araştırmacılar, glıptodonun yaşam tarzından büyüleniyor.

the extinction of glyptodon remains a topic of debate.

glıptodonun yok oluşu hala tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now