goggling

[US]/ˈɡɒɡlɪŋ/
[UK]/ˈɡɑːɡlɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. geniş açık gözlerle bakmak, genellikle şaşkınlık içinde

Phrases & Collocations

goggling eyes

şaşkın gözler

goggling at

şaşkınlıkla bakmak

goggling fish

şaşkın balık

goggling gaze

şaşkın bakış

goggling expression

şaşkın ifade

goggling mouth

şaşkın ağız

goggling look

şaşkın bakış

goggling creature

şaşkın yaratık

goggling surprise

şaşkınlık

goggling crowd

şaşkın kalabalık

Example Sentences

she was goggling at the amazing fireworks display.

o, inanılmaz havai fişek gösterisine hayranlıkla bakıyordu.

he caught her goggling at the handsome actor.

onu yakışıklı oyuncuya hayranlıkla bakarken yakaladı.

the children were goggling at the giant balloon.

çocuklar devasa balona hayranlıkla bakıyordu.

everyone was goggling at the stunning artwork.

herkes büyüleyici sanata hayranlıkla bakıyordu.

she found herself goggling at the new sports car.

kendini yeni spor otomobile hayranlıkla bakarken buldu.

he was goggling at the exotic animals in the zoo.

o, hayvanat bahçesindeki egzotik hayvanlara hayranlıkla bakıyordu.

the tourists were goggling at the ancient ruins.

turistler antik kalıntılara hayranlıkla bakıyordu.

she was goggling at the latest fashion trends on the runway.

o, pistteki en son moda trendlerine hayranlıkla bakıyordu.

he couldn't help goggling at the breathtaking scenery.

kesinlikle nefes kesen manzaraya hayranlıkla bakmaktan kendini alamadı.

the audience was goggling at the magician's tricks.

seyirciler sihirbazın numaralarına hayranlıkla bakıyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now