| Plural | gooks |
gook food
gook yiyecekleri
gook slang
gook argosu
gook culture
gook kültürü
gook language
gook dili
gook history
gook tarihi
gook music
gook müziği
gook art
gook sanatı
gook customs
gook gelenekleri
gook cuisine
gook mutfağı
gook identity
gook kimliği
he called the soup a gook of flavors.
O lezzetli aromaların bir karışımı olarak adlandırdı.
the artist created a gook of colors on the canvas.
Sanatçı tuvalde renklerin bir karışımını yarattı.
she described the dish as a gook of spices.
Yemeği baharatların bir karışımı olarak tanımladı.
his explanation was just a gook of ideas.
Açıklaması sadece fikirlerin bir karışımıydı.
the report was a gook of statistics and facts.
Rapor, istatistik ve gerçeklerin bir karışımıydı.
they made a gook of noise during the celebration.
Tören sırasında çok fazla ses çıkardılar.
the project turned into a gook of challenges.
Proje zorlukların bir karışımına dönüştü.
her speech was a gook of emotions.
Konuşması duyguların bir karışımıydı.
he viewed the city as a gook of cultures.
Şehri kültürlerin bir karışımı olarak görüyordu.
the recipe is a gook of traditional and modern ingredients.
Tarif, geleneksel ve modern malzemelerin bir karışımıdır.
gook food
gook yiyecekleri
gook slang
gook argosu
gook culture
gook kültürü
gook language
gook dili
gook history
gook tarihi
gook music
gook müziği
gook art
gook sanatı
gook customs
gook gelenekleri
gook cuisine
gook mutfağı
gook identity
gook kimliği
he called the soup a gook of flavors.
O lezzetli aromaların bir karışımı olarak adlandırdı.
the artist created a gook of colors on the canvas.
Sanatçı tuvalde renklerin bir karışımını yarattı.
she described the dish as a gook of spices.
Yemeği baharatların bir karışımı olarak tanımladı.
his explanation was just a gook of ideas.
Açıklaması sadece fikirlerin bir karışımıydı.
the report was a gook of statistics and facts.
Rapor, istatistik ve gerçeklerin bir karışımıydı.
they made a gook of noise during the celebration.
Tören sırasında çok fazla ses çıkardılar.
the project turned into a gook of challenges.
Proje zorlukların bir karışımına dönüştü.
her speech was a gook of emotions.
Konuşması duyguların bir karışımıydı.
he viewed the city as a gook of cultures.
Şehri kültürlerin bir karışımı olarak görüyordu.
the recipe is a gook of traditional and modern ingredients.
Tarif, geleneksel ve modern malzemelerin bir karışımıdır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir