deep gores
derin kesikler
gores of fabric
kumaşın kesikleri
gores in armor
zırhtaki kesikler
gores of meat
et kesikleri
gores and cuts
kesikler ve yaralar
gores of paper
kağıt kesikleri
gores on skin
deri üzerindeki kesikler
gores of wood
odun kesikleri
gores in design
tasarımdaki kesikler
gores in fabric
kumaşın kesikleri
he gores the enemy with his sharp sword.
O keskin kılıcıyla düşmanını yaralar.
the bull gores the matador during the performance.
Boğa, performans sırasında matadoru yaralar.
she was gores by the thorny bush while hiking.
Yürüyüş yaparken dikenli çalı ona zarar verdi.
the angry animal gores anything that comes close.
Öfkeli hayvan yaklaşan her şeye zarar verir.
the knight gores his opponent in a fierce battle.
Şövalye, şiddetli bir savaşta rakibini yaralar.
he accidentally gores himself with the knife.
Kazara bıçakla kendini yaralar.
the boar gores the hunter in the forest.
Ormanda domuz avcıyı yaralar.
the matador bravely avoids the bull's gores.
Matador, boğanın yaralarını cesurca önler.
in the movie, the monster gores its victims.
Filmde canavar kurbanlarını yaralar.
the sharp horns of the ram can easily gore a predator.
Koyunun keskin boynuzları bir yırtıcıyı kolayca yaralayabilir.
deep gores
derin kesikler
gores of fabric
kumaşın kesikleri
gores in armor
zırhtaki kesikler
gores of meat
et kesikleri
gores and cuts
kesikler ve yaralar
gores of paper
kağıt kesikleri
gores on skin
deri üzerindeki kesikler
gores of wood
odun kesikleri
gores in design
tasarımdaki kesikler
gores in fabric
kumaşın kesikleri
he gores the enemy with his sharp sword.
O keskin kılıcıyla düşmanını yaralar.
the bull gores the matador during the performance.
Boğa, performans sırasında matadoru yaralar.
she was gores by the thorny bush while hiking.
Yürüyüş yaparken dikenli çalı ona zarar verdi.
the angry animal gores anything that comes close.
Öfkeli hayvan yaklaşan her şeye zarar verir.
the knight gores his opponent in a fierce battle.
Şövalye, şiddetli bir savaşta rakibini yaralar.
he accidentally gores himself with the knife.
Kazara bıçakla kendini yaralar.
the boar gores the hunter in the forest.
Ormanda domuz avcıyı yaralar.
the matador bravely avoids the bull's gores.
Matador, boğanın yaralarını cesurca önler.
in the movie, the monster gores its victims.
Filmde canavar kurbanlarını yaralar.
the sharp horns of the ram can easily gore a predator.
Koyunun keskin boynuzları bir yırtıcıyı kolayca yaralayabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir