grandaddy

[US]/ˈɡræn.dæd.i/
[UK]/ˈɡrænˌdædi/
Frequency: Very High

Translation

n.büyükanne; bir ata veya kurucu; etkili veya önemli bir kişi
Word Forms

Phrases & Collocations

grandaddy of

büyük dede

grandaddy role

büyük dede rolü

grandaddy style

büyük dede tarzı

grandaddy figure

büyük dede figürü

grandaddy vibe

büyük dede havası

grandaddy moment

büyük dede anı

grandaddy influence

büyük dede etkisi

grandaddy legacy

büyük dede mirası

grandaddy project

büyük dede projesi

grandaddy tradition

büyük dede geleneği

Example Sentences

my grandaddy used to tell me stories about his childhood.

dedem çocukluğuna dair bana hikayeler anlatırdı.

grandaddy always had a garden full of vegetables.

dedem her zaman sebze dolu bir bahçesi vardı.

we visited grandaddy every summer when i was a kid.

ben küçükken her yaz dedemi ziyarete gittik.

grandaddy taught me how to fish when i was young.

dedem beni küçükken balık tutmayı öğretti.

every sunday, grandaddy would make pancakes for breakfast.

her pazar, dedem kahvaltıda pan kek yapardı.

grandaddy's stories always made me laugh.

dedemin hikayeleri beni her zaman güldürürdü.

i miss grandaddy's warm hugs and wise advice.

dedemin sıcak kucaklarını ve bilge tavsiyelerini özlüyorum.

grandaddy used to play the guitar at family gatherings.

dedem aile toplantılarında gitar çalırdı.

grandaddy's old truck is still parked in the driveway.

dedemin eski kamyonu hala garajda park halinde duruyor.

we have a family reunion every year at grandaddy's house.

dedemin evinde her yıl aile birleşimi yapıyoruz.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now