gray-haired gentleman
gri saçlı beyefendi
gray-haired woman
gri saçlı kadın
becoming gray-haired
gri saçlı olma
gray-haired professor
gri saçlı profesör
gray-haired man
gri saçlı adam
gray-haired couple
gri saçlı çift
growing gray-haired
gri saçlı hale gelme
a gray-haired face
gri saçlı bir yüz
gray-haired elders
gri saçlı yaşlılar
gray-haired artist
gri saçlı sanatçı
the gray-haired gentleman smiled kindly at the children.
Gümüş saçlı beyefendi çocuklara nazikçe gülümsedi.
she remembered her gray-haired grandfather telling stories.
O, gümüş saçlı dedesinin hikayeler anlattığını hatırladı.
a gray-haired woman sat reading a book in the park.
Gümüş saçlı bir kadın parkta kitap okurken oturdu.
he was a gray-haired professor with a wealth of knowledge.
O, bilgi birikimi olan gümüş saçlı bir profesördü.
the gray-haired musician played a beautiful melody on the piano.
Gümüş saçlı müzisyen piyano üzerinde güzel bir melodi çaldı.
despite his gray-haired appearance, he was full of energy.
Gümüş saçlı görünümüne rağmen enerjiden doluydu.
the gray-haired waiter served us with great efficiency.
Gümüş saçlı garson bize büyük bir verimlilikle servis yaptı.
she admired the gray-haired artist's impressive paintings.
O, gümüş saçlı sanatçının etkileyici tablolarına hayran kaldı.
he noticed the gray-haired security guard watching the entrance.
O, girişi izleyen gümüş saçlı güvenlik görevlisini fark etti.
the gray-haired couple strolled hand-in-hand along the beach.
Gümüş saçlı çift el ele sahilde gezintiye çıktı.
a gray-haired dog slept peacefully in a sunbeam.
Gümüş saçlı bir köpek güneş ışığında huzurla uyuyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir