griddling

[US]/ˈɡrɪd.lɪŋ/
[UK]/ˈɡrɪd.lɪŋ/

Translation

v. bir ızgarada pişirme eylemi

Phrases & Collocations

griddling meat

et ızgaralama

griddling vegetables

sebzeleri ızgaralama

griddling fish

balık ızgaralama

griddling pancakes

pancakeleri ızgaralama

griddling cheese

peyniri ızgaralama

griddling burgers

hamburgere ızgaralama

griddling eggs

yumurtaları ızgaralama

griddling tofu

tofu ızgaralama

griddling shrimp

karides ızgaralama

griddling bread

ekmeği ızgaralama

Example Sentences

griddling vegetables enhances their flavor.

Sebzeleri ızgarada pişirmek lezzetlerini artırır.

she enjoys griddling chicken for family dinners.

Ailesi için tavayı ızgarada pişirmekten hoşlanıyor.

griddling is a popular cooking method in many cultures.

Izgarada pişirmek birçok kültürde popüler bir pişirme yöntemidir.

they are griddling pancakes for breakfast.

Kahvaltıda krepleri ızgarada pişiriyorlar.

griddling fish brings out its natural oils.

Balığı ızgarada pişirmek doğal yağlarını ortaya çıkarır.

he prefers griddling over frying for healthier meals.

Daha sağlıklı yemekler için ızgarada pişirmeyi kızartmaktan tercih ediyor.

griddling bread creates a crispy texture.

Ekmekleri ızgarada pişirmek çıtır bir doku oluşturur.

they spent the afternoon griddling outdoors.

Öğleden sonrayı dışarıda ızgara başında geçirdiler.

mastering griddling techniques takes practice.

Izgarada pişirme tekniklerini öğrenmek pratik gerektirir.

griddling burgers gives them a nice char.

Hamburgerleri ızgarada pişirmek onlara güzel bir kararmışlık verir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now