groundedly aware
somut bir farkındalık
groundedly focused
somut bir odaklanma
groundedly present
somut bir anda olma
groundedly realistic
somut bir gerçekçilik
groundedly connected
somut bir bağlantı
groundedly centered
somut bir merkezlilik
groundedly rooted
somut bir köklülük
groundedly balanced
somut bir denge
groundedly engaged
somut bir katılım
groundedly stable
somut bir istikrar
she approached her studies groundedly, focusing on practical applications.
o, çalışmalarına sağlam temeller üzerine yaklaşıp pratik uygulamalara odaklandı.
he groundedly discussed his plans for the future with his family.
o, gelecekle ilgili planlarını ailesiyle sağlam bir şekilde görüştü.
the team worked groundedly to achieve their project goals.
ekip, proje hedeflerine ulaşmak için sağlam bir şekilde çalıştı.
she made groundedly decisions based on thorough research.
o, kapsamlı araştırmalara dayanarak sağlam kararlar verdi.
living groundedly helps maintain a balanced lifestyle.
sağlam bir şekilde yaşamak dengeli bir yaşam tarzı sürdürmeye yardımcı olur.
they groundedly evaluated the risks before investing.
yatırım yapmadan önce riskleri sağlam bir şekilde değerlendirdiler.
his groundedly approach to problem-solving impressed everyone.
o'nun problem çözmeye yönelik sağlam yaklaşımı herkesi etkiledi.
to succeed, one must think groundedly about their goals.
başarılı olmak için hedefleri sağlam bir şekilde düşünmek gerekir.
she presented her ideas groundedly, making them easy to understand.
o, fikirlerini sağlam bir şekilde sundu, bu da onları anlamayı kolaylaştırdı.
groundedly assessing your strengths can lead to better opportunities.
güçlerinizi sağlam bir şekilde değerlendirmek daha iyi fırsatlara yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir