handballs

[ABD]/'hændbɔːl/
[İngiltere]/'hændbɔl/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. hentbol; hentbol sporu

Örnek Cümleler

The replay shows that it was a handball.

Tekrar görüntüleri, bunun bir elle oynanan top olduğunu gösteriyor.

cutthroat handball; cutthroat bridge.

Acımasız el topu; acımasız briç.

She plays handball every weekend.

Hafta sonları el topu oynar.

He is a skilled handball player.

O yetenekli bir el topu oyuncusudur.

The team won the handball championship.

Takım, el topu şampiyonluğunu kazandı.

Handball requires speed and agility.

El topu hız ve çeviklik gerektirir.

I enjoy watching handball matches.

El topu maçlarını izlemekten keyif alırım.

They practice handball drills regularly.

El topu antrenmanlarını düzenli olarak yaparlar.

Handball is a popular sport in many countries.

El topu birçok ülkede popüler bir spordur.

The coach emphasized teamwork in handball.

Antrenör, el topunda takım çalışmasına önem verdi.

She scored the winning goal in the handball game.

El topu oyununda galibiyet golünü attı.

The handball court was newly renovated.

El topu sahası yeni restore edildi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir