hawing

[US]/hɔːɪŋ/
[UK]/hɔːɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v.haw'un şimdiki zaman ortacı, sola dönmek veya tereddüt etmek anlamına gelir.

Phrases & Collocations

hawing around

etrafı dolaşmak

hawing out

dışarı atıp durmak

hawing it

elde bulundurmak

hawing time

eğlenmek

hawing fun

eğlenmek

hawing back

geri almak

hawing together

birlikte sahip olmak

hawing off

tatil yapmak

hawing up

yukarı atmak

hawing on

giymek

Example Sentences

hawing a good time at the party is essential.

partide iyi vakit geçirmek önemlidir.

she is hawing a difficult time with her studies.

dersleriyle başa çıkmakta zor zamanları var.

he is hawing a hard time finding a job.

iş bulmakta zor zamanları var.

we are hawing a discussion about the project.

proje hakkında bir tartışmamız var.

they are hawing a meeting to finalize the details.

ayrıntıları kesinleştirmek için bir toplantıları var.

hawing a positive attitude can change your outlook.

olumlu bir tutuma sahip olmak bakış açınızı değiştirebilir.

she is hawing a moment of clarity.

açık bir berraklık anı yaşıyor.

hawing a plan is better than having no plan at all.

bir plana sahip olmak hiç plan sahibi olmamaktan daha iyidir.

he is hawing a conversation with his friend.

arkadaşıyla bir konuşma yapıyor.

we are hawing a celebration for her birthday.

doğum günü için bir kutlama yapıyoruz.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now