coastal headlands
sahil yarımadaları
rugged headlands
sarp yarımadalar
steep headlands
dik yarımadalar
rocky headlands
kayalık yarımadalar
scenic headlands
manzaralı yarımadalar
isolated headlands
izole yarımadalar
jagged headlands
sivri yarımadalar
prominent headlands
öne çıkan yarımadalar
natural headlands
doğal yarımadalar
windy headlands
rüzgarlı yarımadalar
the ship sailed past the rugged headlands.
Gemi, kayalık burunların önünden yelken açtı.
we enjoyed a picnic on the grassy headlands.
Çimlerle kaplı burunlarda piknik yapmaktan keyif aldık.
headlands often provide stunning views of the ocean.
Burunlar genellikle okyanusun büyüleyici manzaralarını sunar.
the lighthouse stands tall on the headlands.
Deniz feneri, burunların üzerinde heybetle yükseliyor.
birds can be seen nesting on the headlands.
Burunlarda kuşların yuva yaptıkları görülebilir.
walking along the headlands is a popular activity.
Burunlarda yürüyüş yapmak popüler bir aktivitedir.
headlands are often shaped by erosion over time.
Burunlar zamanla erozyonla şekillenir.
fishing is a common practice near the headlands.
Burunların yakınında balık tutmak yaygın bir uygulamadır.
the headlands are home to various wildlife species.
Burunlar çeşitli yaban hayatına ev sahipliği yapmaktadır.
tourists often visit the headlands for photography.
Turistler fotoğraf çekmek için sık sık burunları ziyaret eder.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir