hear from
duymak
hear about
duymak hakkında
hear of
duymak hakkında
pleasant to hear
duyması güzel
hear out
dinlemek
hear the call
çağrıyı duymak
wouldn't hear of
duymak istememek
I hear a rattat.
Bir tıkırtı duyuyorum.
hear music on the radio
radyodan müzik duy
human hearing is binaural.
İnsan kulağı çift yönlüdür.
I could hear footsteps.
Adımlar duyabiliyordum.
I won't hear of such idiocy.
Böylesine bir aptallığı duymam/görmezden gelmem.
hear sb. singing a song
Birinin şarkı söylediğini duymak
to hold a hearing into sth.
Bir şey hakkında duruşma yapmak.
I was angry to hear it.
Duymamdan dolayı öfkelendim.
The deaf do not hear at all.
Sağırlar hiç duymaz.
I hear the door open.
Kapının açıldığını duyuyorum.
I won't hear of such a thing.
Böylesi bir şeyi duymam/görmezden gelmem.
He could hear a great tumult in the street.
Sokakta büyük bir kargaşa/gürültü duyabiliyordu.
It was unjust of them not to hear my side.
Benim tarafımı dinlememeleri adil değildi.
he can't hear you, bwana.
Seni duyamıyor, bwana.
I could hardly hear the speaker.
Konuşmacıyı duyamıyordum.
hear from
duymak
hear about
duymak hakkında
hear of
duymak hakkında
pleasant to hear
duyması güzel
hear out
dinlemek
hear the call
çağrıyı duymak
wouldn't hear of
duymak istememek
I hear a rattat.
Bir tıkırtı duyuyorum.
hear music on the radio
radyodan müzik duy
human hearing is binaural.
İnsan kulağı çift yönlüdür.
I could hear footsteps.
Adımlar duyabiliyordum.
I won't hear of such idiocy.
Böylesine bir aptallığı duymam/görmezden gelmem.
hear sb. singing a song
Birinin şarkı söylediğini duymak
to hold a hearing into sth.
Bir şey hakkında duruşma yapmak.
I was angry to hear it.
Duymamdan dolayı öfkelendim.
The deaf do not hear at all.
Sağırlar hiç duymaz.
I hear the door open.
Kapının açıldığını duyuyorum.
I won't hear of such a thing.
Böylesi bir şeyi duymam/görmezden gelmem.
He could hear a great tumult in the street.
Sokakta büyük bir kargaşa/gürültü duyabiliyordu.
It was unjust of them not to hear my side.
Benim tarafımı dinlememeleri adil değildi.
he can't hear you, bwana.
Seni duyamıyor, bwana.
I could hardly hear the speaker.
Konuşmacıyı duyamıyordum.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir