herons

[US]/ˈhɛrənz/
[UK]/ˈhɛrənz/
Frequency: Very High

Translation

n. şahinlerin çoğul biçimi, bir tür sığır kuşu

Phrases & Collocations

great herons

büyük şeritler

blue herons

mavi şeritler

white herons

beyaz şeritler

herons fishing

balık tutan şeritler

herons nesting

yuva yapan şeritler

herons flying

uçan şeritler

herons feeding

beslenen şeritler

herons roosting

dinlenen şeritler

herons in flight

uçuşta şeritler

herons habitat

şeritlerin yaşam alanı

Example Sentences

herons are often seen near the water's edge.

Sığırkakanlar genellikle su kenarında görülür.

many herons migrate south for the winter.

Birçok sığırkakanı kış için güneye göç eder.

herons are skilled hunters, catching fish with precision.

Sığırkakanlar becerikli avcılardır, balıkları hassasiyetle yakalarlar.

watching herons in their natural habitat can be very relaxing.

Doğal ortamlarında sığırkakanları izlemek çok rahatlatıcı olabilir.

herons build their nests in tall trees or reeds.

Sığırkakanlar yuvalarını yüksek ağaçlara veya sazlara inşa eder.

the herons' graceful movements make them a joy to watch.

Sığırkakanların zarif hareketleri onları izlemeye değer kılar.

herons are known for their long legs and necks.

Sığırkakanlar uzun bacakları ve boyunlarıyla tanınırlar.

photographers often seek out herons for wildlife photography.

Fotoğrafçılar genellikle vahşi yaşam fotoğrafçılığı için sığırkakanları ararlar.

herons can be found in wetlands, marshes, and lakes.

Sığırkakanlar sulak alanlarda, bataklıklarda ve göllerde bulunabilir.

in folklore, herons are symbols of patience and tranquility.

Halk hikayelerinde, sığırkakanlar sabrın ve dinginliğin sembolleridir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now