holmess feeling
holmess his
holmess crisis
holmess krizi
holmess shelter
holmess sığınağı
holmess population
holmess nüfusu
holmess support
holmess desteği
holmess outreach
holmess erişimi
holmess services
holmess hizmetleri
holmess issue
holmess sorunu
holmess advocacy
holmess savunuculuğu
holmess prevention
holmess önlenmesi
the holmess of the situation was overwhelming.
durumun ağırlığı eziciydi.
she felt a sense of holmess after losing her job.
işini kaybettikten sonra bir çaresizlik hissiyle karşılaştı.
in times of crisis, many experience feelings of holmess.
kriz zamanlarında, pek çok kişi çaresizlik hissi yaşar.
his holmess was evident during the difficult times.
zor zamanlarda çaresizliği belirgindi.
she spoke about the holmess that accompanied her illness.
hastalığıyla birlikte gelen çaresizliği hakkında bahsetti.
people often seek support when they feel holmess.
çaresiz hissettiklerinde insanlar genellikle destek ararlar.
the holmess of the community was palpable after the disaster.
felaketin ardından topluluğun çaresizliği somut bir şekilde hissedildi.
he tried to hide his holmess behind a brave face.
cesur bir yüzün arkasına çaresizliğini saklamaya çalıştı.
finding a way out of holmess can be challenging.
çaresizlikten bir çıkış yolu bulmak zor olabilir.
the book addresses the theme of holmess in modern society.
kitap, modern toplumda çaresizliğin temasını ele alıyor.
holmess feeling
holmess his
holmess crisis
holmess krizi
holmess shelter
holmess sığınağı
holmess population
holmess nüfusu
holmess support
holmess desteği
holmess outreach
holmess erişimi
holmess services
holmess hizmetleri
holmess issue
holmess sorunu
holmess advocacy
holmess savunuculuğu
holmess prevention
holmess önlenmesi
the holmess of the situation was overwhelming.
durumun ağırlığı eziciydi.
she felt a sense of holmess after losing her job.
işini kaybettikten sonra bir çaresizlik hissiyle karşılaştı.
in times of crisis, many experience feelings of holmess.
kriz zamanlarında, pek çok kişi çaresizlik hissi yaşar.
his holmess was evident during the difficult times.
zor zamanlarda çaresizliği belirgindi.
she spoke about the holmess that accompanied her illness.
hastalığıyla birlikte gelen çaresizliği hakkında bahsetti.
people often seek support when they feel holmess.
çaresiz hissettiklerinde insanlar genellikle destek ararlar.
the holmess of the community was palpable after the disaster.
felaketin ardından topluluğun çaresizliği somut bir şekilde hissedildi.
he tried to hide his holmess behind a brave face.
cesur bir yüzün arkasına çaresizliğini saklamaya çalıştı.
finding a way out of holmess can be challenging.
çaresizlikten bir çıkış yolu bulmak zor olabilir.
the book addresses the theme of holmess in modern society.
kitap, modern toplumda çaresizliğin temasını ele alıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir