| Plural | homogenies |
genetic homogeny
genetik homojenlik
cultural homogeny
kültürel homojenlik
social homogeny
sosyal homojenlik
biological homogeny
biyolojik homojenlik
economic homogeny
ekonomik homojenlik
homogeny theory
homojenlik teorisi
homogeny effects
homojenlik etkileri
homogeny model
homojenlik modeli
homogeny analysis
homojenlik analizi
homogeny in species can lead to a decrease in biodiversity.
türlerin içindeki homojenlik, biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açabilir.
the study focused on the homogeny of cultural practices in urban areas.
çalışma, kentsel alanlarda kültürel uygulamaların homojenliğine odaklandı.
homogeny among different breeds can affect animal health.
farklı ırklar arasındaki homojenlik, hayvan sağlığını etkileyebilir.
we should be cautious about the homogeny of food sources.
gıda kaynaklarının homojenliği konusunda dikkatli olmalıyız.
homogeny in education systems can limit creative thinking.
eğitim sistemlerindeki homojenlik, yaratıcı düşünmeyi sınırlayabilir.
the homogeny of fashion trends can lead to a lack of individuality.
moda trendlerindeki homojenlik, özgünlüğün eksikliğine yol açabilir.
researchers are examining the homogeny of climate responses across regions.
araştırmacılar, bölgeler genelinde iklim tepkilerinin homojenliğini inceliyor.
homogeny in marketing strategies can reduce brand differentiation.
pazarlama stratejilerindeki homojenlik, marka farklılığını azaltabilir.
there is a growing concern about the homogeny of global cultures.
küresel kültürlerin homojenliği konusunda artan bir endişe var.
the homogeny of language in media influences public perception.
medyadaki dilin homojenliği, kamuoyunun algısını etkiler.
genetic homogeny
genetik homojenlik
cultural homogeny
kültürel homojenlik
social homogeny
sosyal homojenlik
biological homogeny
biyolojik homojenlik
economic homogeny
ekonomik homojenlik
homogeny theory
homojenlik teorisi
homogeny effects
homojenlik etkileri
homogeny model
homojenlik modeli
homogeny analysis
homojenlik analizi
homogeny in species can lead to a decrease in biodiversity.
türlerin içindeki homojenlik, biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açabilir.
the study focused on the homogeny of cultural practices in urban areas.
çalışma, kentsel alanlarda kültürel uygulamaların homojenliğine odaklandı.
homogeny among different breeds can affect animal health.
farklı ırklar arasındaki homojenlik, hayvan sağlığını etkileyebilir.
we should be cautious about the homogeny of food sources.
gıda kaynaklarının homojenliği konusunda dikkatli olmalıyız.
homogeny in education systems can limit creative thinking.
eğitim sistemlerindeki homojenlik, yaratıcı düşünmeyi sınırlayabilir.
the homogeny of fashion trends can lead to a lack of individuality.
moda trendlerindeki homojenlik, özgünlüğün eksikliğine yol açabilir.
researchers are examining the homogeny of climate responses across regions.
araştırmacılar, bölgeler genelinde iklim tepkilerinin homojenliğini inceliyor.
homogeny in marketing strategies can reduce brand differentiation.
pazarlama stratejilerindeki homojenlik, marka farklılığını azaltabilir.
there is a growing concern about the homogeny of global cultures.
küresel kültürlerin homojenliği konusunda artan bir endişe var.
the homogeny of language in media influences public perception.
medyadaki dilin homojenliği, kamuoyunun algısını etkiler.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir