hoodlums

[US]/ˈhʊdləmz/
[UK]/ˈhʊdləmz/
Frequency: Very High

Translation

n. çeteler veya şiddet suçluları

Phrases & Collocations

hoodlums at large

kaçak eşkıyalar

young hoodlums

genç eşkıyalar

hoodlums in action

hareketli eşkıyalar

hoodlums causing trouble

sorun çıkaran eşkıyalar

local hoodlums

yerel eşkıyalar

hoodlums running wild

kontrolden çıkan eşkıyalar

hoodlums in gangs

çetelerdeki eşkıyalar

hoodlums on bikes

bisikletli eşkıyalar

hoodlums causing chaos

kargaşa yaratan eşkıyalar

Example Sentences

the neighborhood was plagued by hoodlums causing trouble at night.

Mahalle, gece sorun çıkaran gruplar tarafından sıkıntılı bir duruma düşmüştü.

hoodlums often hang out in abandoned buildings.

Gruptakiler genellikle terk edilmiş binalarda takılıyorlar.

local authorities are cracking down on hoodlums in the area.

Yerel yetkililer bölgedeki gruplara karşı sıkı önlemler alıyor.

the hoodlums were caught vandalizing public property.

Gruptakiler kamusal mülkiyete zarar verirken yakalandı.

parents are worried about their children being influenced by hoodlums.

Ebeveynler çocuklarının gruplar tarafından etkilenmesinden endişe ediyor.

hoodlums often engage in petty thefts and other crimes.

Gruptakiler genellikle küçük hırsızlıklar ve diğer suçlara karışıyor.

the police set up a sting operation to catch the hoodlums.

Polis, grupları yakalamak için bir taklit operasyonu düzenledi.

hoodlums can create a sense of fear in the community.

Gruptakiler toplulukta korku duygusu yaratabilir.

some hoodlums have been known to intimidate local shopkeepers.

Bazı gruptakilerin yerel dükkan sahiplerini korkutmaya çalıştığı biliniyor.

the movie depicted a gang of hoodlums causing chaos in the city.

Film, şehirde kargaşa yaratan bir grup gösterdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now