horselaughs

[US]/ˈhɔːs.lɑːf/
[UK]/ˈhɔrˌslæf/

Translation

n. yüksek ve gürültülü kahkaha; kontrolsüz kahkaha, aptalca kahkaha

Phrases & Collocations

horselaugh moment

horselaugh anı

horselaugh joke

horselaugh şakası

horselaugh reaction

horselaugh tepkisi

horselaugh scene

horselaugh sahnesi

horselaugh comment

horselaugh yorumu

horselaugh story

horselaugh hikayesi

horselaugh expression

horselaugh ifadesi

horselaugh effect

horselaugh etkisi

horselaugh incident

horselaugh olayı

horselaugh audience

horselaugh seyircisi

Example Sentences

his horselaugh echoed through the room, making everyone smile.

Odadaki kahkahası yankılandı ve herkesi gülümsetti.

she let out a horselaugh when she heard the joke.

Şakayı duyunca kahkaha attı.

the comedian's horselaugh was contagious, spreading laughter in the audience.

Komedyenin kahkahası bulaşıcıydı ve izleyiciler arasında kahkaha yaydı.

his horselaugh was so loud that it startled the people nearby.

Kahkahası o kadar yüksekti ki yakındaki insanları şaşırttı.

she couldn't help but horselaugh at the ridiculous situation.

O kadar saçma bir durum karşısında kahkaha atmamakta zorlandı.

his horselaugh was a sign of his genuine enjoyment.

Kahkahası, onun samimi keyfinin bir göstergesiydi.

everyone joined in with a horselaugh at the funny story.

Herkes eğlenceli hikayeye karşılık olarak kahkahalara katıldı.

she knew her horselaugh could brighten anyone's day.

Kahkahasının herkesin gününü aydınlatabileceğini biliyordu.

his horselaugh filled the air with joy and warmth.

Kahkahası havayı neşeyle ve sıcaklıkla doldurdu.

the horselaugh from the back of the room caught everyone's attention.

Odanın arkasından gelen kahkaha herkesin dikkatini çekti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now