| Plural | hungrinesses |
deep hungriness
derin açlık
unfulfilled hungriness
giderilmemiş açlık
intense hungriness
yoğun açlık
constant hungriness
sürekli açlık
physical hungriness
fiziksel açlık
emotional hungriness
duygusal açlık
spiritual hungriness
manevi açlık
overwhelming hungriness
ezici açlık
endless hungriness
bitmeyen açlık
growing hungriness
artmakta olan açlık
her hungriness for knowledge drove her to read every book she could find.
bilgiye olan açlığı onu bulabildiği her kitabı okumaya yöneltti.
his hungriness for success was evident in his relentless work ethic.
başarıya olan açlığı, yılmaz çalışma etiğinde belirgindi.
the child's hungriness for adventure led them to explore the forest.
çocuğun maceraya olan açlığı onları ormanı keşfetmeye yöneltti.
she felt a hungriness for deeper connections with her friends.
daha derin arkadaşlıklar kurma konusunda bir açlık hissetti.
his hungriness for travel took him to many countries around the world.
seyahate olan açlığı onu dünyanın birçok ülkesine götürdü.
the artist's hungriness for inspiration was reflected in her vibrant paintings.
sanatçının ilham arayışı, canlı tablolarında kendini gösteriyordu.
she had a hungriness for justice that fueled her activism.
adalete olan açlığı, aktivizmini körükledi.
his hungriness for truth made him a great journalist.
gerçeğe olan açlığı onu harika bir gazeteci yaptı.
there was a hungriness in the crowd as they waited for the concert to start.
konserin başlamasını beklerken kalabalıkta bir heyecan vardı.
the hungriness for change can be seen in the community's efforts.
değişime olan açlık, toplumun çabalarında görülebilir.
deep hungriness
derin açlık
unfulfilled hungriness
giderilmemiş açlık
intense hungriness
yoğun açlık
constant hungriness
sürekli açlık
physical hungriness
fiziksel açlık
emotional hungriness
duygusal açlık
spiritual hungriness
manevi açlık
overwhelming hungriness
ezici açlık
endless hungriness
bitmeyen açlık
growing hungriness
artmakta olan açlık
her hungriness for knowledge drove her to read every book she could find.
bilgiye olan açlığı onu bulabildiği her kitabı okumaya yöneltti.
his hungriness for success was evident in his relentless work ethic.
başarıya olan açlığı, yılmaz çalışma etiğinde belirgindi.
the child's hungriness for adventure led them to explore the forest.
çocuğun maceraya olan açlığı onları ormanı keşfetmeye yöneltti.
she felt a hungriness for deeper connections with her friends.
daha derin arkadaşlıklar kurma konusunda bir açlık hissetti.
his hungriness for travel took him to many countries around the world.
seyahate olan açlığı onu dünyanın birçok ülkesine götürdü.
the artist's hungriness for inspiration was reflected in her vibrant paintings.
sanatçının ilham arayışı, canlı tablolarında kendini gösteriyordu.
she had a hungriness for justice that fueled her activism.
adalete olan açlığı, aktivizmini körükledi.
his hungriness for truth made him a great journalist.
gerçeğe olan açlığı onu harika bir gazeteci yaptı.
there was a hungriness in the crowd as they waited for the concert to start.
konserin başlamasını beklerken kalabalıkta bir heyecan vardı.
the hungriness for change can be seen in the community's efforts.
değişime olan açlık, toplumun çabalarında görülebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir