music hypnotizes
müzik büyüler
voice hypnotizes
ses büyüler
light hypnotizes
ışık büyüler
dance hypnotizes
dans büyüler
story hypnotizes
hikaye büyüler
image hypnotizes
görsel büyüler
scene hypnotizes
sahne büyüler
video hypnotizes
video büyüler
performance hypnotizes
performans büyüler
art hypnotizes
sanat büyüler
the magician hypnotizes the audience with his captivating tricks.
Büyücü, büyüleyici numaralarıyla seyirciyi hipnotize ediyor.
the soothing music hypnotizes me into a state of relaxation.
Rahatlatıcı müzik beni rahatlama haline sokuyor.
she hypnotizes her students with her engaging teaching style.
Öğretmen, ilgi çekici öğretim tarzıyla öğrencilerini hipnotize ediyor.
the film hypnotizes viewers with its stunning visuals.
Film, çarpıcı görselleriyle izleyicileri hipnotize ediyor.
his voice hypnotizes everyone in the room.
Onun sesi odadaki herkesi hipnotize ediyor.
the rhythmic waves hypnotize me as i walk along the beach.
Kıyı boyunca yürürken ritmik dalgalar beni hipnotize ediyor.
the story hypnotizes children, keeping them enthralled.
Hikaye çocukları hipnotize ediyor ve onları büyüleyerek tutuyor.
she hypnotizes the crowd with her powerful performance.
Güçlü performansı ile kalabalığı hipnotize ediyor.
the dance hypnotizes everyone, drawing them to the stage.
Dans herkesi hipnotize ediyor ve onları sahneye çekiyor.
the book hypnotizes readers with its intricate plot.
Kitap, karmaşık olay örgüsüyle okuyucuları hipnotize ediyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir