hypothesizes about
placeholder
hypothesizes that
placeholder
hypothesizes whether
placeholder
hypothesizes concerning
placeholder
hypothesizes regarding
placeholder
hypothesizes on
placeholder
hypothesizes for
placeholder
hypothesizes in
placeholder
hypothesizes with
placeholder
hypothesizes during
placeholder
the researcher hypothesizes that climate change affects migration patterns.
araştırmacı, iklim değişikliğinin göç düzenlerini etkilediğini varsaymaktadır.
she hypothesizes that early exposure to music enhances cognitive skills.
o, erken yaşta müziğe maruz kalmanın bilişsel becerileri geliştirdiğini varsaymaktadır.
the scientist hypothesizes a link between diet and mental health.
bilim insanı, beslenme ile zihinsel sağlık arasında bir bağlantı olduğunu varsaymaktadır.
he hypothesizes that social media influences public opinion.
o, sosyal medyanın kamuoyunu etkilediğini varsaymaktadır.
the study hypothesizes that sleep quality impacts academic performance.
çalışma, uyku kalitesinin akademik performansı etkilediğini varsaymaktadır.
researchers hypothesize that genetics play a role in addiction.
araştırmacılar, genetiğin bağımlılıkta rol oynadığını varsaymaktadırlar.
she hypothesizes that urban living affects mental well-being.
o, şehirde yaşamanın zihinsel iyiliği etkilediğini varsaymaktadır.
the team hypothesizes that exercise improves mood and energy levels.
ekip, egzersizin ruh halini ve enerji seviyelerini iyileştirdiğini varsaymaktadır.
he hypothesizes that exposure to nature reduces stress.
o, doğaya maruz kalmanın stresi azalttığını varsaymaktadır.
the author hypothesizes that storytelling enhances learning retention.
yazar, hikaye anlatımının öğrenme tutulmasını geliştirdiğini varsaymaktadır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir