| Plural | idolisations |
the band's music encourages blind idolisation among their young fans.
Grupların müziği, genç hayranlarının körlük içinde tapınmasına neden oluyor.
cultural idolisation of movie stars has become a global phenomenon.
Sinema yıldızlarının kültürel tapınması küresel bir fenomen haline gelmiştir.
psychologists warn about the dangers of excessive idolisation in adolescents.
Psikologlar, ergenlerde aşırı tapınmanın tehlikelerini uyardı.
social media platforms contribute to the instant idolisation of influencers.
Sosyal medya platformları, etkili olanların anında tapınmasına katkı sağlar.
the novel critiques the religious idolisation of historical figures.
Bu roman, tarihi figürlerin dini tapınmasını eleştiriyor.
teen idolisation often leads to unrealistic life expectations.
Gençlerdeki tapınma, gerçekçi olmayan yaşam beklentilerine yol açar.
critics argue that sports idolisation can distort young athletes' values.
Kritikçiler, spor yıldızlarına olan tapınmanın genç atletlerin değerlerini bozabileceğini savunuyor.
the documentary examines the psychology behind celebrity idolisation.
Doküman, ünlülere olan tapınmanın psikolojisini incelemektedir.
blind idolisation can prevent critical thinking in impressionable minds.
Körlük içinde tapınma, etkilenilebilir zihinlerde eleştirel düşünmeyi engelleyebilir.
the film explores how media idolisation affects personal identity.
Film, medya tapınmasının kişisel kimliğe nasıl etki yaptığını inceliyor.
some scholars link ancient hero worship to modern celebrity idolisation.
Bazı akademisyenler, eski kahraman tapınmasını modern ünlülere olan tapınma ile ilişkilendiriyor.
the dangers of idolisation become apparent when stars face personal scandals.
Yıldızlar kişisel skandallarla karşılaştıklarında tapınmanın tehlikeleri belirgin hale gelir.
the band's music encourages blind idolisation among their young fans.
Grupların müziği, genç hayranlarının körlük içinde tapınmasına neden oluyor.
cultural idolisation of movie stars has become a global phenomenon.
Sinema yıldızlarının kültürel tapınması küresel bir fenomen haline gelmiştir.
psychologists warn about the dangers of excessive idolisation in adolescents.
Psikologlar, ergenlerde aşırı tapınmanın tehlikelerini uyardı.
social media platforms contribute to the instant idolisation of influencers.
Sosyal medya platformları, etkili olanların anında tapınmasına katkı sağlar.
the novel critiques the religious idolisation of historical figures.
Bu roman, tarihi figürlerin dini tapınmasını eleştiriyor.
teen idolisation often leads to unrealistic life expectations.
Gençlerdeki tapınma, gerçekçi olmayan yaşam beklentilerine yol açar.
critics argue that sports idolisation can distort young athletes' values.
Kritikçiler, spor yıldızlarına olan tapınmanın genç atletlerin değerlerini bozabileceğini savunuyor.
the documentary examines the psychology behind celebrity idolisation.
Doküman, ünlülere olan tapınmanın psikolojisini incelemektedir.
blind idolisation can prevent critical thinking in impressionable minds.
Körlük içinde tapınma, etkilenilebilir zihinlerde eleştirel düşünmeyi engelleyebilir.
the film explores how media idolisation affects personal identity.
Film, medya tapınmasının kişisel kimliğe nasıl etki yaptığını inceliyor.
some scholars link ancient hero worship to modern celebrity idolisation.
Bazı akademisyenler, eski kahraman tapınmasını modern ünlülere olan tapınma ile ilişkilendiriyor.
the dangers of idolisation become apparent when stars face personal scandals.
Yıldızlar kişisel skandallarla karşılaştıklarında tapınmanın tehlikeleri belirgin hale gelir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir