illumining

[US]/ɪˈluːmɪnɪŋ/
[UK]/ɪˈluːmɪnɪŋ/

Translation

v. aydınlatmak; aydınlatmak

Phrases & Collocations

illumining light

aydınlatan ışık

illumining idea

aydınlatan fikir

illumining moment

aydınlatan an

illumining truth

aydınlatan gerçek

illumining knowledge

aydınlatan bilgi

illumining insight

aydınlatan içgörü

illumining experience

aydınlatan deneyim

illumining path

aydınlatan yol

illumining discussion

aydınlatan tartışma

illumining perspective

aydınlatan bakış açısı

Example Sentences

the teacher's explanation was illumining for the students.

öğretmenin açıklaması öğrenciler için aydınlatıcıydı.

her insights were illumining during the discussion.

tartışma sırasında içgörüleri aydınlatıcıydı.

the documentary was illumining about the issue of climate change.

iklim değişikliği sorununu aydınlatan belgesel çok aydınlatıcıydı.

reading the book was an illumining experience.

kitabı okumak aydınlatıcı bir deneyimdi.

the lecture was illumining and engaging.

ders aydınlatıcı ve ilgi çekiciydi.

her research provided illumining data on the subject.

onun araştırması konuyla ilgili aydınlatıcı veriler sağladı.

the presentation was illumining, shedding light on complex topics.

sunum aydınlatıcıydı, karmaşık konulara ışık tutuyordu.

his comments were illumining and thought-provoking.

yorumları aydınlatıcı ve düşündürücüydü.

the workshop was designed to be illumining for participants.

atölye katılımcılar için aydınlatıcı olması için tasarlandı.

illumining ideas emerged during the brainstorming session.

beyin fırtınası oturumunda aydınlatıcı fikirler ortaya çıktı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now