immunoprotective effect
İmmünoprotektif etki
immunoprotective mechanism
İmmünoprotektif mekanizma
immunoprotective properties
İmmünoprotektif özellikler
immunoprotective function
İmmünoprotektif fonksiyon
immunoprotective agent
İmmünoprotektif ajan
immunoprotective response
İmmünoprotektif yanıt
immunoprotective barrier
İmmünoprotektif bariyer
immunoprotective role
İmmünoprotektif rol
immunoprotective therapy
İmmünoprotektif tedavi
immunoprotective vaccine
İmmünoprotektif aşı
research shows that vitamin d has immunoprotective effects against respiratory infections.
Araştırmalar, vitamin D'nin solunum yolu enfeksiyonlarına karşı immün koruyucu etkileri olduğunu göstermektedir.
the immunoprotective properties of breast milk are well-documented in pediatric medicine.
Emzirme sütünün immün koruyucu özellikleri pediatrik tıpta iyi belgelenmiştir.
scientists are developing new immunoprotective agents to combat autoimmune disorders.
Bilim adamları, otouyumun bozukluklarını bastırmak için yeni immün koruyucu ajanlar geliştiriyor.
regular exercise enhances the immunoprotective mechanisms of the body.
Regüler egzersiz, vücuttaki immün koruyucu mekanizmaları artırır.
this vaccine provides strong immunoprotective response in clinical trials.
Bu aşı, klinik deneylerde güçlü bir immün koruyucu yanıt sağlar.
the immunoprotective function of these cells was observed in laboratory studies.
Bu hücrelerin immün koruyucu fonksiyonu laboratuvar çalışmalarında gözlemlenmiştir.
adequate sleep plays a vital role in maintaining immunoprotective balance.
Yeterli uyku, immün koruyucu dengenin korunmasında hayati bir rol oynar.
new immunoprotective therapies are showing promise in cancer treatment.
Yeni immün koruyucu tedaviler, kanser tedavisinde umut verici sonuçlar göstermektedir.
the immunoprotective role of antioxidants has been extensively studied.
Antioksidanların immün koruyucu rolü kapsamlı bir şekilde incelenmiştir.
some medicinal herbs demonstrate significant immunoprotective activity.
Bazı tıbbi bitkiler, önemli miktarda immün koruyucu aktivite göstermektedir.
environmental factors can influence the immunoprotective capacity of the immune system.
Çevresel faktörler, bağışıklık sisteminin immün koruyucu kapasitesini etkileyebilir.
this dietary supplement claims to boost immunoprotective function naturally.
Bu diyet takviyesi, immün koruyucu fonksiyonu doğal olarak artırma iddiasında bulunuyor.
immunoprotective effect
İmmünoprotektif etki
immunoprotective mechanism
İmmünoprotektif mekanizma
immunoprotective properties
İmmünoprotektif özellikler
immunoprotective function
İmmünoprotektif fonksiyon
immunoprotective agent
İmmünoprotektif ajan
immunoprotective response
İmmünoprotektif yanıt
immunoprotective barrier
İmmünoprotektif bariyer
immunoprotective role
İmmünoprotektif rol
immunoprotective therapy
İmmünoprotektif tedavi
immunoprotective vaccine
İmmünoprotektif aşı
research shows that vitamin d has immunoprotective effects against respiratory infections.
Araştırmalar, vitamin D'nin solunum yolu enfeksiyonlarına karşı immün koruyucu etkileri olduğunu göstermektedir.
the immunoprotective properties of breast milk are well-documented in pediatric medicine.
Emzirme sütünün immün koruyucu özellikleri pediatrik tıpta iyi belgelenmiştir.
scientists are developing new immunoprotective agents to combat autoimmune disorders.
Bilim adamları, otouyumun bozukluklarını bastırmak için yeni immün koruyucu ajanlar geliştiriyor.
regular exercise enhances the immunoprotective mechanisms of the body.
Regüler egzersiz, vücuttaki immün koruyucu mekanizmaları artırır.
this vaccine provides strong immunoprotective response in clinical trials.
Bu aşı, klinik deneylerde güçlü bir immün koruyucu yanıt sağlar.
the immunoprotective function of these cells was observed in laboratory studies.
Bu hücrelerin immün koruyucu fonksiyonu laboratuvar çalışmalarında gözlemlenmiştir.
adequate sleep plays a vital role in maintaining immunoprotective balance.
Yeterli uyku, immün koruyucu dengenin korunmasında hayati bir rol oynar.
new immunoprotective therapies are showing promise in cancer treatment.
Yeni immün koruyucu tedaviler, kanser tedavisinde umut verici sonuçlar göstermektedir.
the immunoprotective role of antioxidants has been extensively studied.
Antioksidanların immün koruyucu rolü kapsamlı bir şekilde incelenmiştir.
some medicinal herbs demonstrate significant immunoprotective activity.
Bazı tıbbi bitkiler, önemli miktarda immün koruyucu aktivite göstermektedir.
environmental factors can influence the immunoprotective capacity of the immune system.
Çevresel faktörler, bağışıklık sisteminin immün koruyucu kapasitesini etkileyebilir.
this dietary supplement claims to boost immunoprotective function naturally.
Bu diyet takviyesi, immün koruyucu fonksiyonu doğal olarak artırma iddiasında bulunuyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir