impassibility

[US]/ɪmˌpæsɪˈbɪlɪti/
[UK]/ɪmˌpæsəˈbɪlɪti/

Translation

n. acıyı veya duyguyu hissedememe durumu; duygu veya hissin yokluğu

Phrases & Collocations

emotional impassibility

duygu yokluğu

impassibility of nature

doğanın kayıtsızlığı

impassibility in judgment

yargılama konusunda kayıtsızlık

impassibility of time

zamanın kayıtsızlığı

impassibility of reason

akılın kayıtsızlığı

impassibility in crisis

krizde kayıtsızlık

impassibility of faith

imanda kayıtsızlık

impassibility of emotion

duygu yokluğu

impassibility in conflict

çatışmada kayıtsızlık

impassibility of spirit

ruh kayıtsızlığı

Example Sentences

his impassibility during the crisis surprised everyone.

kriz sırasında sergilediği kayıtsızlık herkesi şaşırttı.

the judge's impassibility ensured a fair trial.

hakimin kayıtsızlığı adil bir yargılamayı sağladı.

she maintained her impassibility despite the chaos around her.

etrafındaki kargaşaya rağmen kayıtsızlığını korudu.

impassibility can be a strength in high-pressure situations.

kayıtsızlık, yüksek stresli durumlarda bir güç olabilir.

his impassibility was often mistaken for indifference.

kayıtsızlığı genellikle kayıtsızlıkla karıştırılırdı.

impassibility is essential for a leader during a crisis.

kriz zamanlarında bir lider için kayıtsızlık esastır.

she approached the situation with impassibility and clarity.

duruma kayıtsızlık ve açıklıkla yaklaştı.

the team's impassibility helped them navigate through challenges.

takımın kayıtsızlığı zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı oldu.

impassibility can sometimes be mistaken for lack of emotion.

kayıtsızlık bazen duygu eksikliği olarak yorumlanabilir.

his impassibility was a key factor in resolving the conflict.

kayıtsızlığı, çatışmayı çözmede önemli bir faktördü.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now