emotional impassibility
duygu yokluğu
impassibility of nature
doğanın kayıtsızlığı
impassibility in judgment
yargılama konusunda kayıtsızlık
impassibility of time
zamanın kayıtsızlığı
impassibility of reason
akılın kayıtsızlığı
impassibility in crisis
krizde kayıtsızlık
impassibility of faith
imanda kayıtsızlık
impassibility of emotion
duygu yokluğu
impassibility in conflict
çatışmada kayıtsızlık
impassibility of spirit
ruh kayıtsızlığı
his impassibility during the crisis surprised everyone.
kriz sırasında sergilediği kayıtsızlık herkesi şaşırttı.
the judge's impassibility ensured a fair trial.
hakimin kayıtsızlığı adil bir yargılamayı sağladı.
she maintained her impassibility despite the chaos around her.
etrafındaki kargaşaya rağmen kayıtsızlığını korudu.
impassibility can be a strength in high-pressure situations.
kayıtsızlık, yüksek stresli durumlarda bir güç olabilir.
his impassibility was often mistaken for indifference.
kayıtsızlığı genellikle kayıtsızlıkla karıştırılırdı.
impassibility is essential for a leader during a crisis.
kriz zamanlarında bir lider için kayıtsızlık esastır.
she approached the situation with impassibility and clarity.
duruma kayıtsızlık ve açıklıkla yaklaştı.
the team's impassibility helped them navigate through challenges.
takımın kayıtsızlığı zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı oldu.
impassibility can sometimes be mistaken for lack of emotion.
kayıtsızlık bazen duygu eksikliği olarak yorumlanabilir.
his impassibility was a key factor in resolving the conflict.
kayıtsızlığı, çatışmayı çözmede önemli bir faktördü.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir