impassivities

[US]/ɪmˈpæsɪvɪtiz/
[UK]/ɪmˈpæsɪvɪtiz/

Translation

n. sakinlik; duygusal tepki eksikliği

Phrases & Collocations

emotional impassivities

duygusal impassivities

social impassivities

toplumsal impassivities

cultural impassivities

kültürel impassivities

personal impassivities

kişisel impassivities

psychological impassivities

psikolojik impassivities

cognitive impassivities

bilişsel impassivities

physical impassivities

fiziksel impassivities

interpersonal impassivities

bireysel arası impassivities

systemic impassivities

sistemik impassivities

Example Sentences

his impassivities during the meeting surprised everyone.

toplantı sırasında sergilediği kayıtsızlık herkesi şaşırttı.

she maintained her impassivities despite the chaos around her.

etrafındaki kargaşaya rağmen kayıtsızlığını korudu.

the teacher's impassivities helped calm the students down.

öğretmenin kayıtsızlığı öğrencileri sakinleştirmeye yardımcı oldu.

his impassivities were mistaken for indifference.

kayıtsızlığı ilgisizlik olarak yorumlandı.

in times of crisis, her impassivities proved to be an asset.

kriz zamanlarında kayıtsızlığı bir varlık kanıtı oldu.

they admired his impassivities in the face of adversity.

zorlukların karşısında sergilediği kayıtsızlığı takdir ettiler.

her impassivities set her apart from her peers.

kayıtsızlığı onu akranlarından ayırdı.

impassivities can sometimes be misinterpreted as lack of emotion.

kayıtsızlık bazen duygu eksikliği olarak yorumlanabilir.

his impassivities during negotiations led to a successful outcome.

müzakereler sırasında sergilediği kayıtsızlık başarılı bir sonuca yol açtı.

impassivities are often essential in high-pressure situations.

kayıtsızlık yüksek stresli durumlarda genellikle şarttır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now