imperially grand
devletin üstün ihtişamı
imperially styled
devletin üstün üslubu
imperially appointed
devletin üstün atanmışlığı
imperially decreed
devletin üstün kararnamesi
imperially sanctioned
devletin üstün onayı
imperially inspired
devletin üstün ilhamı
imperially significant
devletin üstün önemi
imperially recognized
devletin üstün tanınmışlığı
imperially influenced
devletin üstün etkisi
imperially crafted
devletin üstün işçiliği
he ruled the kingdom imperially, with an iron fist.
kralığı demir bir yumrukla, imparatorluk gibi yönetiyordu.
the ceremony was conducted imperially, reflecting the grandeur of the empire.
tören, imparatorluğun ihtişamını yansıtarak imparatorluk gibi gerçekleştirildi.
she dressed imperially for the gala, capturing everyone's attention.
herkesin dikkatini çekerek, galaya imparatorluk gibi giyindi.
the garden was designed imperially, with fountains and statues.
bahçe, şelaleler ve heykellerle imparatorluk gibi tasarlanmıştı.
he spoke imperially, commanding respect from all present.
orada bulunan herkesin saygısını kazanarak, imparatorluk gibi konuştu.
her behavior was imperially dignified, befitting her status.
davranışları, statüsüne yakışan imparatorluk gibi asil ve saygılıydı.
the banquet was held imperially, with lavish food and entertainment.
zengin yemekler ve eğlenceyle, imparatorluk gibi bir ziyafet düzenlendi.
he viewed the world imperially, believing he was above others.
kendisini diğerlerinden üstün olduğuna inanarak, dünyaya imparatorluk gibi bakıyordu.
the palace was built imperially, showcasing the power of the dynasty.
saray, hanedanın gücünü sergileyen imparatorluk gibi inşa edildi.
her voice was imperially commanding, making everyone listen.
sesi, herkesin dinlemesini sağlayan imparatorluk gibi buyuruyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir