impertinences

[US]/ɪmˈpɜːtɪnənsɪz/
[UK]/ɪmˈpɜrtɪnənsɪz/

Translation

n. kaba veya saygısızlık gösteren davranış; alakasız veya uygunsuz yorumlar

Phrases & Collocations

social impertinences

sosyal kabalıklar

little impertinences

küçük kabalıklar

common impertinences

yaygın kabalıklar

petty impertinences

küçük düşkünceler

rude impertinences

kaba kabalıklar

frequent impertinences

sık sık yaşanan kabalıklar

personal impertinences

kişisel kabalıklar

occasional impertinences

ara sıra yaşanan kabalıklar

serious impertinences

ciddi kabalıklar

minor impertinences

önemsiz kabalıklar

Example Sentences

his impertinences during the meeting annoyed everyone.

toplantı sırasında sergilediği hoyratlıklar herkesi rahatsız etti.

she responded to his impertinences with grace and poise.

o, onun hoyratlığına zarafet ve asaletle yanıt verdi.

impertinences should not be tolerated in a professional setting.

hoyratlıklar profesyonel bir ortamda hoş görülmemelidir.

the teacher addressed the student's impertinences firmly.

öğretmen, öğrencinin hoyratlığıyla sert bir şekilde ilgilendi.

his impertinences often got him into trouble.

onun hoyratlıkları genellikle onu başının belasına sokardı.

she was tired of his constant impertinences.

onun sürekli hoyratlığından bıktı.

impertinences can damage relationships if not addressed.

hoyratlıklar ele alınmazsa ilişkileri zedeleyebilir.

his impertinences were a reflection of his upbringing.

onun hoyratlığı, yetiştirilme biçiminin bir yansımasıydı.

she decided to ignore his impertinences and focus on her work.

o, onun hoyratlığını görmezden gelip işine odaklanmaya karar verdi.

impertinences can often lead to misunderstandings.

hoyratlıklar genellikle yanlış anlamalara yol açabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now