impinge on
etmek
The new regulations may impinge on our ability to work efficiently.
Yeni düzenlemeler, verimli çalışma yeteneğimizi olumsuz etkileyebilir.
I don't want to impinge on your personal space.
Kişisel alanınıza saygı duymak istiyorum.
His loud music impinges on our peaceful environment.
Onun yüksek sesi, huzurlu ortamımızı bozuyor.
The construction noise impinged on the residents' quality of life.
İnşaat gürültüsü, sakinlerin yaşam kalitesini etkiledi.
Please avoid making decisions that impinge on others' rights.
Lütfen başkalarının haklarını kısıtlayan kararlar almaktan kaçının.
The company's financial troubles impinge on its ability to expand.
Şirketin mali sorunları, genişleme yeteneğini olumsuz etkiliyor.
Her busy schedule impinges on her family time.
Yoğun programı, aile zamanını kısıtlıyor.
The new law may impinge on freedom of speech.
Yeni yasa, ifade özgürlüğünü kısıtlayabilir.
The bright lights from the city impinge on the visibility of stars at night.
Şehirdeki parlak ışıklar, gece yıldızların görünürlüğünü azaltıyor.
The constant interruptions impinge on my productivity at work.
Sürekli kesintiler, işimde verimliliğimi olumsuz etkiliyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir