impulsivenesses

[US]/ɪmˈpʌl.sɪv.nəs.ɪz/
[UK]/ɪmˈpʌl.sɪv.nəs.ɪz/

Translation

n. dürtüsel hareket etme kalitesi

Phrases & Collocations

high impulsivenesses

yüksek dürtüsellikler

emotional impulsivenesses

duygusal dürtüsellikler

social impulsivenesses

sosyal dürtüsellikler

risk-taking impulsivenesses

risk alan dürtüsellikler

negative impulsivenesses

olumsuz dürtüsellikler

spontaneous impulsivenesses

spontan dürtüsellikler

financial impulsivenesses

finansal dürtüsellikler

behavioral impulsivenesses

davranışsal dürtüsellikler

cognitive impulsivenesses

bilişsel dürtüsellikler

chronic impulsivenesses

kronik dürtüsellikler

Example Sentences

his impulsivenesses often lead to poor decisions.

Onun dürtüselliği genellikle kötü kararlara yol açar.

she regrets her impulsivenesses when shopping.

Alışveriş yaparken dürtüselliğinden pişman oluyor.

impulsivenesses can disrupt personal relationships.

Dürtüsellik kişisel ilişkileri bozabilir.

his impulsivenesses are a double-edged sword.

Onun dürtüselliği iki yönlü bir kılıç gibidir.

they often discuss the impulsivenesses of youth.

Gençliğin dürtüselliği hakkında sıklıkla konuşurlar.

her impulsivenesses sometimes lead to exciting adventures.

Onun dürtüselliği bazen heyecan verici maceralara yol açar.

learning to control impulsivenesses is crucial for success.

Dürtüselliği kontrol etmeyi öğrenmek başarı için çok önemlidir.

his impulsivenesses made him a spontaneous traveler.

Onun dürtüselliği onu spontane bir gezgin yaptı.

she often reflects on her impulsivenesses after a mistake.

Bir hata yaptıktan sonra genellikle dürtüselliği üzerine düşünür.

impulsivenesses can sometimes lead to creative breakthroughs.

Dürtüsellik bazen yaratıcı atılımlara yol açabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now